Bir insan normal bir kahve içmez ben senin ne kahvesi içtiğini bilmiyorum, niye kahve içiyorsun şimdi?
Mesela eşinle içtiğin bir kahve huzurdur köpüklere güven karışır dudağının kenarında hafif bir tebessüm oluşur. Annenle içtiğin bir kahve sohbettir, güçtür köpüğünde anne şefkati vardır, telvesinde hayatın yorgunluğu. Babayla içtiğin bir kahve sevgidir, az şekerli hep benimle olur, farklıdır ısıtıverir içini. Yorgunken içilen bir kahve hafiftir alıverir yorgunluğunu. Dostlarla içilen bir kahve neşedir, kahkahalar köpükler üzerinde yüzer. Tek başına balkonda içilen bir kahve ise yalnızlıktır, acıdır, tadı köpüğünde hüzün vardır, telvesi gözyaşı kokar.
Kız kardeş başınıza gelebilecek en güzel şey. Dedikodu dostu, moral deposu, ruh kırıklarının tutkalı. Ayakta duramadığın anda koltuk değneği, karanlıkta elini uzattığında hep bulduğun el, kimse olmadığında sesini tek duyan.
“Heykeller temsil ettikleri şeylere yarardan çok zarar verir. Çünkü ahmak ve kalın kafalı insanlar onların temsil ettiği kutsallıklar yerine objelerin kendilerine bağlanırlar.”