•Mazlumun nesi sorulmaz?
-Dini!
•Başka?
-Varlık seviyesi!
•Yani?
-Yani; insan mı, hayvan mı, bitki mi, taş mı, toprak mı?
•Daha başka?Nerede olduğu!
-Bu ne demek?
•Bu şu demek: Zulüm yeryüzünün neresinde; dahası yeryüzünde mi, gökyüzünde mi?
-Yani?
•Yanisi şu: Buzulu eritirsen zulümdür, ozon tabakasını delersen zulümdür, uzayı çöplüğe çevirirsen o da zulümdür…
-Sorulmazları anladık, peki bu konuda ne sorulabilir?
•Zulüm içeride mi, dışarı da mı diye sorulabilir.
-Cevap ne?
•Hem içeride, hem dışarıda!
-Ma-mânâ?
•Zulüm meselesi bireysel/indî/vicdanî bir sorun mu yoksa toplumsal, hatta küresel ve sistemsel bir sorun mu?
-Sorduk, hangisi?
•Bakacağız!…
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
3 Şubat 1932, ezanın ülkemizde susturuluşunun başlangıç tarihi. 18 yıl sonra 17 Haziran 1950 tarihi de, İslam medeniyetinin evrensel dili ve mesajı olan ezanın yeniden özgürlüğüne kavuştuğu tarih.
ABDÜLHAMÎD- Bana bir kelime söyle!
MÜSAHİP--Nasıl bir kelime,efendimiz?
ABDÜLHAMÎD- Bütün kelimeleri zarfında toplayan öğreten eriten ,yok eden,tek başına kalan kelime...
(Müsahip hiçbir şey anlamıyormuş gibi bakar.)
ABDÜLHAMÎD- Ben söyleyeyim:ALLAH!..