Bundan sonra, gözlerimin bebeğine yapışmış bir resim gibi yalnız o duracak, bütün dünya onun etrafında manasız bir gölge ve bulut âlemi gibi akıp gidecekti.
Bazı uykuların ağırlığından korkmak lazımdır; sanırım ki, içimizdeki hayvan, bizi o saatlerde müdafaasız avlıyor ve ruh âlemimizde korkunç değişiklikler yapıyor.
Şairlerin aşka yıldırım demeleri demek ki boş bir şey değildi.
Fakat, benimki uykumun içinde, haberim olmadan sessiz sedasız etlerimin kemiklerimin içine girmiş ve oraya bir ev sahipliği tabiiliğiyle yerleşip oturmuş bir garip yıldırım.