Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 17 dk.
Sayfa Sayısı:
151
Basım Tarihi:
Mart 2016
Yayınevi:
İnkilâp Kitabevi
ISBN:
9789751000095
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·151 syf.··
2022 131. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2022 21:13
Reşat Nuri Güntekin’in “Benim ilk romanım.” dediği bu eser, vurgunculuk ve nüfuz ticaretini eleştirmek maksadıyla kaleme alınmış ancak sansür nedeniyle bir aşk romanına dönmüştür. Kitabın girişinde kısaca anlatılmış. Bu aşk romanını ilk yazdığı manada okumak romanın esas mesajını almayı kolaylaştırır. Kısaca Şeref adlı bir memurun Seniha ile tanışıp evlenmesi ve I. Dünya Savaşı yıllarında vurgunculuk ve sahtekarlıkla zengin olması anlatılır.
Gizli ElReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20161,103 okunma
Puan vermedi·151 syf.·
2025 48. kitabı
#OkudumBitti #GizliEl #ReşatNuriGüntekin Gizli El yazarın ilk romanıdır. Daha öncesinde radyo piyesleri yazan Güntekin, arkadaşının isteği üzerine bu romanı yazar. Gazetede tefrika edilen kitap, devlet büyüklerine dil uzatıyor gerekçesiyle sansüre uğrar. Yazar konuda değişiklik yapmak zorunda kalır, aşk ve aileyi anlatır. Şeref küçük bir devlet memurudur, Aziz Paşa'nın oğluna ders verirken kızı Seniha ile tanışır, gönlü kaymıştır ama açılamaz. Paşa baba neredeyse Şeref'i kızı Seniha'ya istemiştir ve evlenirler. Zamanın yaşam tarzı, devlet içindeki gizli eller, liyakatsiz personel şimdi olduğu gibi o dönemde de vuku bulmaktadır. Kitabı okumanızı tavsiye ederim, kitapla kalın sevgili arkadaşlar.
Kitap İncelemesi
Gizli ElReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20161,103 okunma
Puan vermedi·151 syf.·
2026 13. kitabı
Şöyle düşünün: Bir sabah uyanıyorsunuz ve aslında "asla yapılmaz" denilen her şeyin hayatın bir parçası haline geldiğini görüyorsunuz. Üstelik bu durum, zihinde son derece makul gerekçelerle yer edinmiş. İşte bu hikaye, bir karakterin başına gelen talihsizlikleri değil; hayatın sinsi ve yumuşak çarkları arasında nasıl yavaş yavaş değiştiğini anlatıyor. Değerler bir anda terk edilmiyor; o büyük değişime, küçük ödünlerle adım adım yaklaşılıyor. ​Asıl mesele, bireyin bu düzen içindeki konumudur. "Şartlar böyle" düşüncesi, iç sesi susturmak için başvurulan en tesirli yöntemlerden biridir. Karakterin yaşadığı o sürüklenişi okurken, aslında insanın içindeki hassas dengeler gün yüzüne çıkıyor. Bir yere ait olma, dışlanmama ve sorunsuz yaşama isteğinin, bir insana neleri geride bıraktırdığı çarpıcı bir şekilde görülüyor. ​Toplum, dürüstlüğü her zaman takdir etse de ona nadiren gerçek bir alan açar. Birinin kendi doğrularıyla ayakta kalma çabası, çevresindekileri rahatsız edebilir; çünkü dürüstlük, etraftaki hataları daha belirgin kılan net bir ışıktır. Karakterin hikayesinde şahit olduğumuz şey, bir insanın sisteme nasıl dahil olduğu ve o büyük kalabalığın içinde nasıl sıradanlaştığıdır. ​Anlatımın sadeliği ise bu süreci çok daha etkili kılıyor. Yazar abartıya kaçmadan, olanı biteni sanki olağan bir durummuş gibi önümüze koyuyor. Bu sessizlik, bazen haykırmaktan çok daha fazla sarsıyor. Çünkü gerçek değişimler büyük gürültülerle değil; bir akşam yemeğinde, bir iş görüşmesinde ya da sıradan bir karar anında, sessizce gerçekleşiyor. ​Yolun sonuna gelindiğinde, ulaşılan yerin ne kadar parlak olduğunun hiçbir önemi kalmıyor; eğer o yola beraber çıkılan öz bir yerlerde kaybedildiyse. Belki de en büyük endişe şudur: Hedefe ulaşıldığında, aynada görülen kişinin aslında bir yabancı
1000Kitap
Gizli ElReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20161,103 okunma
Puan vermedi·151 syf.··
2022 3. kitabı
Ah Şeref ah! Ne çok sevmiştim seni.. Sen ise Seniha'yı... Çok temiz kalpli olmak da her zaman kazandırmıyormuş değil mi? Keşke bu kadar hırpalanmadan önce öğrenseydin bunu.
Edebiyat
Gizli ElReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20161,103 okunma
Puan vermedi·151 syf.··
2025 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2025 01:45
Gizli el; Reşat Nuri’nin ilk romanıdır. Daha öncesinde tiyatro piyesleri yazan Reşat Nuri, arkadaşının kendisinden bir roman yazmasını istemesi üzerine bu eseri yazar. Eserin sansüre takılması üzerine arkadaşı bunun skandal değil de bir şans olduğunu söyler... Eser “Bugün bir odun meselesini konuşmak üzere nazırı görmeye gelmiştim” diye başlar. Burada sansüre takılan odun kelimesidir :) Meğer Damat Ferit hükümetinin bir odun skandalı varmış. Bu sebeple Şemsi Efendi ile birlikte bazı yasaklı kelimeler değiştirilerek kitap basıma hazır hale gelir. Bu değişiklikler sebebi ile yazar “ilk romanımı Şemsi Efendi ile yazdığımı söylemek pek yanlış olmayacaktır” der :)) Reşat Nuri’den yine oldukça akıcı bir eserdi, keyifle okudum tavsiye ederim.
Gizli ElReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20161,103 okunma
Puan vermedi·151 syf.··
2021 796. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2021 14:33
Bu aralar ölüm-doğum meseleleriyle kafayı bozmuş durumdayım. Sanki bin yıldır yaşıyor gibiyim. Aynı zamanda daha dün doğmuş gibi. Sorgulamak istemediğim halde her şeyi sorguluyorum. Çok yorucu ama bazen işe yarıyor. 150 sayfa bir kitap okudum ve o kadar kısa bir süre gibi geldi ki. Halbuki o adam ne kadar uzun sürede yaşadı o hayatı. O kadar kısa gelen şey onun için ne kadar önemli! Benim çok önemsediğim hayatım bir başkası için hiç hükmünde... Önceleri sürekli bilgisayar başında olmaktan nefret etmiştim. Şimdi düşünüyorum da ne saflık! Teknolojiye yakın olmanın beni bir çok şeyden uzaklaştıracağını düşünüyordum. Özellikle en sevdiğim uğraşımdan, kitap okumaktan. Korkunç. İyileşme kabulle geliyormuş. Daha önce iş yerinde çay içmek bile beni bana sorgulatırdı. Acaba hırsızlık mı bu diye düşünürdüm. Şimdi bir sorguyu çalıştırıp tamamlanana kadar geçen süreyi kendime ayırırken hiç vicdan azabı çekmiyorum. Öğle aralarını iple çekiyorum. Bir işim kalırsa ne olur diye korkmuyorum. Gece gündüz mefhumu yok. Ev-iş, hafta içi-sonu diye bir ayrım yok. Bazen zorlasa da şikayet etmiyorum artık. Bilgisayarımı yanıma aldığım sürece nerede olduğumun pek bir önemi olmuyor. Bunu bana sağlayan şey mesleğim. Bir türlü sevmek istemediğim, bu işi yapmak istemiyorum dediğim ve sonunda artık seve seve kabullendiğim mesleğim. Şimdi iyi ki diyorum. Tabii tek sebep bu değil. Ben herhalde direndiğim her şeyi kabullenmek için yaratılmışım. Şu an bunları düşünme sebebim dün öğlen arası başladığım hiç kitabın kapağını bile açmadan bitirdiğim kitap. PDF okudum, çok kolay alıntıladım ve bitirdim. Güzeldi. Bugün Reşat Nuri GÜNTEKİN'in ölüm yıl dönümü. Dün ne okusam diye bakarken hakkında hiç bir şey bilmediğimi fark ettim. Hayatını okuyayım madem öyle dedim ama kitabım yoktu yanımda.(Göçebe yaşam
Edebiyat
Gizli ElReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20161,103 okunma
Puan vermedi·151 syf.·
2026 1. kitabı
Kitabın belli bir kısmına kadar günlük hayatta herkes nasıl davranıyorsa öyle davranan bir karakter varken özellikle finale doğru içindeki farklı kişiliğin ortaya çıkmasına engel olamayacağını düşünen bir kişiye evrilen bir adamın hikayesini anlatıyor aslında 
Gizli ElReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20161,103 okunma
Puan vermedi·151 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2021 03:18
Reşat Nuri Güntekin bu kitabı iki defa yazmıştır. İlk yazdığı haliyle de okumayı çok isterdim. Gelelim neden iki defa yazıldığına ; Devlet adamları ve savaş zamanında vurgunculuğun (başta vagon ve ikmal malzemelerinin karaborsası) anlatıldığı bir kitaptır aslında Gizli El. (ilk haliyle) Savaş döneminde yapılan bu çirkinliği ve savaş zenginlerini eleştirince yazar tepki çekmiş ve kitabı o kadar çok sansüre uğramış ki  bununla ilgili bir önsöz yazıp sitem etmeden duramamış Güntekin ikinci yazışında. Ve nihayetinde bir de Aşk eklenmiş romana,  dönemin koşullarını  ve asıl anlatılmak isteneni satır aralarına gizleyerek gene de aktarmış okuyucusuna.
Edebiyat
Gizli ElReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20161,103 okunma
Puan vermedi·151 syf.··
2020 5. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2020 22:24
Kitabın ana konusu en başlarda net iken gayet akıcı bir konusu vardı, sonlarına doğru amacından sapmışcasına karmaşıklaşmaya başladı ve kendimce saçma bulduğum bir sonla bitti. Kitapta dil kökeni farklı çok sayıda kelime bulunuyor ve bu sizi oldukça yavaşlatıyor. Ayrıca en arkada ki sözlükte oldukça eksik kelimeler mevcut daha kapsamlı ve net olabilirdi.
Gizli ElReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20161,103 okunma
6/10
·151 syf.··
2020 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2020 22:04
Gizli el, o zamana kadar tiyatro metinleri yazan yazarın, arkadaşının ısrarları sonucunda yazdığı ilk romanı. O dönemki skandallarla alakalı geçen kelimeler ve hükümeti hedef alan satırlar sansürlendiğinden türlü bahanelerle; devlet adamı ve vurguncudan bahseden kurgu, romantik bir hikayeye dönüşmüş. Kitap, yazarın bu açıklamasıyla başlıyor ve memuriyet hayatı yaşayan baş karakterimize savaş başladığında gizli işleri halletmesi için dokunan bir gizli el ile devam ediyor. Kendisi de aslında kime ve neye hizmet ettiğini bilmeden uzunca bir süre onlara çalışıyor ama asıl 'gizli el'in eşini koruyan bir kadının eli olduğu söyleniyor. Biraz masumiyet biraz kasaba hayatı biraz savaş ve entrika akıcı bir şekilde bu kısa kitapta toplanıyor. Lise çağlarından itibaren okunabilir sanırım ama bolca eski kelime olduğunu ( kitabın arkasına bunun için mini sözlük eklemişler) belirtmeliyim.
Edebiyat
Gizli ElReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20161,103 okunma

Yazar Hakkında

Reşat Nuri GüntekinYazar · 37 kitap
Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889;, İstanbul - 7 Aralık 1956; Londra), Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yeşil Geceve Anadolu Notları gibi önemli eserlere imza atmış romancı, öykücü ve oyun yazarıdır. Hayatı 1889'da İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası, askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dır. Reşide adlı kız kardeşi çok genç yaşta hayatını kaybetti, tek çocuk olarak büyüdü. Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilköğrenimine Çanakkale'de başladı. Çocukluk yıllarında dinlediği Fatma Aliye Hanım’ın Udi isimli romanı hayatına iz bırakıp,sanata heveslendiren eserleri arasına girdi. Babasının Çanakkale’deki evlerinde zengin bir kütüphanesinin olması onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç oldu. İzmir'deki Frerler okulunda bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gördü. Yükseköğrenimini Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 1912'de tamamladı. Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu. 1927'ye kadar Bursa ve İstanbul’da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. Görev aldığı okulların bazıları Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir. 1927’de Erenköy Lisesi’nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlendi. Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla hikâye yazma hevesi duymaktaydı . Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazarı olmak için uğraştı. Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı. Başlangıçta “Eski Ahbap” (1917) gibi uzun hikayeler, “Hançer”(1920) ve “Eski Rüya” (1922) gibi sahne eserleri, “Gizli El” (1924) gibi romanlar yazan, tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayınlayan sanatçı “Çalıkuşu” adlı romanının 1922’de Vakit Gazetesi’nde tefrika edilmesiyle şöhrete kavuştu. Güntekin, 1931'de maarif müfettişi oldu ve bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu’yu baştan başa dolaşmasına neden olan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. 1941’de tek çocuğu olan kızı Ela dünyaya geldi. 1947'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Güntekin daha sonra müfettişlik görevine geri döndü ve 1950'deBirleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı. Güntekin'e Akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavisi için Londra'ya gitti ve orada hastalığına yenik düşerek öldü. 13 Aralık 1956 günü, Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü. Levent’te oturduğu sokağa “Çalıkuşu” ismi, Kadıköy’de ve İzmir’de bir ilköğretim okuluna ve Fatih'te bir tiyatro sahnesine Reşat Nuri Güntekin ismi verilmiştir. Eserleri Hakkında Bilgiler Yazar, öykü, roman ve oyunlarıyla edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir. Kahramanları genelde tek yönlüdür. Olay kahramanlarını çevreyle birlikte verir. Anadolu insanını iyi tanıdığını eserlerinden anlaşılır. Bazı eserlerinde genç cumhuriyetin toplumsal ideallerini işlemiştir. Reşat Nuri Güntekin eserlerine konuşma dilinin zenginliğini zorlanmadan yansıtır. Çalışma Yöntemi Hakkında Bütün romanlarının tiyatro halinde senaryoları olduğunu söyleyen Reşat Nuri, Hikmet Feridun'la yaptığı bir konuşmada çalışma yöntemlerini şöyle açıklar: "Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu verir. Bu bazen bir vak'a olur, beni alâkadar eden bir vak'a.. Fakat çok kere pek alakadar olduğum insan tipi. (Şu vak'ayı veya şu insanı, şu tipi yazayım) derim. Bu suretle eserin iki adımı atılmış olur. Mevzuu pek iptidai bir şekilde fikrime gelir. Hiçbir zaman hemen derhal bu mevzunun planını yapıp da yazmağa başladığım vaki değildir. Bulduğum mevzuu zihnimde bir köşeye atarım. Onun francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senelerin geçtiği de vakidir. Bu müddet zarfında mevzua bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını tayyederim, atarım, çıkarırım. Vakaları retuş ederim. Tipleri develope ederim (geliştiririm).. Yazma işine başladığım zaman da çok muntazam çalışırım. Romanın sonunu nasıl bitireceğimi tayin etmeden yazıya başlamam. Evvela umumi bir şema yaparım. Fakat eser henüz definitif (kesin, belirli) olmamıştır. Ortada şahıslar vardır, vakalar vardır, eserin ana hatları vardır. Fakat yazmaya başladıktan sonra şahıslar ekseriyetle hüviyetlerini değiştirirler, evvelce hiç düşünmediğim vak'alar, yeni şahıslar gelir. (Muhit dergisi, 1933; anan: Muzaffer Uyguner, Reşat Nuri Güntekin, Ağustos 1967) Kişilerine sevgiyle sokulan bir romancıdır Reşat Nuri. Genellikle onların gerçek yaşamlarındaki en belirgin özelliklerini yitirmeden yansıtmaya çalışır. Gözlem yeteneği yaşama çok geniş bir perspektiften bakma imkânını sağladığı için romanları geçiş dönemi yaşayan ülkemizden "insan manzaraları" çizme başarısına ulaşmıştır."