İPEK

İPEK
Ardımda bıraktığım o yollar buradan gayet net..
Gözlerin kaç kişinin gözlerinde gezinir,sen kaç köşeli yıldızsın
Benim geçmiş zaman içinde yan gelip yattığıma bakma Ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim.. Bir tek köşen bile ayrılmamışken bana Var olan ve olacak olan bütün köşelerinin sahibi benim Ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim Sen kaç köşeli yıldızsın Sezai Karakoç (1954, Nisan)
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İstanbul Ansiklopedisi...
Sevgilim, bir günün ortası şimdi taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık, ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde uzat bana, uzat ellerini izinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar istanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu, güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor. ben seni düşünüyorum, seni hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi “kalbim” diyorum, kalbim daha dün tezgahtan çıkmış bir su sayacı gibi aşkı anılar besliyor, düşler kadar bu yüzden diyorum ki “aşk, eskidikçe aşktır” sevgi, eskidikçe sevgi. günümüz ekmeğimiz, türkümüz çoluğumuz çocuğumuz binalar yan yana yükselip gidiyor vapurların ağzı köpük içinde uzaklarda ne kapılar açılıyor trenin biri bir istasyona varıyor oradan çıkıyor biri. her şey biliyor, her şey sen biliyor musun bakalım seni nice sevdiğimi? üstüne titrediğimi? geldiğimi?
Ay Işığında Serenatlar... Dinleyerek Uyumalık...
I. Seherle yollara dökülen karıncalar Azık toplayıp yuvalarına döndüler Çobanlar yataklara vurdular sürülerini El ayak çekildi yollardan Evler ışıklarını söndürdüler Sokaklar öyle tenha ki Kolla beni Bu gece görebileceğimi düşündüm seni Ustura ağzındaki uykumu ikiye böldüm Ayak seslerimi toprağa içire içire Sessizce kapına geldim Bir sarmaşık gibi duvara tutuna tutuna Pencereden içeri girmek isterdim Bu fırsat her zaman ele geçmez Meyveli dalınım, salla beni Bir görsen tiril tiril titrediğimi Belki de halime çok güleceksin Bir hayâl avcısı olduğumu sanıp Sen hâlâ bir çocuksun diyeceksin Yüreğimde çalan kemanlara rağmen Geldiğin yere dön diye Bana tenha sokakları göstereceksin Önce dinle, sonra yolla beni II. İçim bir arı kovanı İçimde arılar uğuldaşıyor
Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam sen dolsan yeter..
Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yeniden Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter. Hiç kimse aramasa, sormasa beni Sen gelsen yeter. Huzur ellerinin güzelliğidir Gözlerin karşımda bir mutluluk denizi Her sabah soframızda ekmeğimizi Sen bölsen yeter. Yüreğim seninle yaylalar kadar serin Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam, Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam Sen dolsan yeter. Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm Bende sabır, sende naz... Gündüzden vazgeçtim düşümde biraz Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter. Duymasa da hiç kimse şair gönlümün Sende karar kıldığını Ve içimin şerha şerha yarıldığını Sen bilsen yeter. Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu, ürkek... Bir incecik dal gibi üstüme titreyerek Eğilsen yeter.
Şiir
Günaydın:)
Artık şekersiz içmeye başladım kahveyi Çok düşünüp az konuşuyorum babam gibi.. open.spotify.com/track/30dJL79AF...