Irem

Irem
@Iremnsu
Duygularımın günlüğü.
Genç prens yani Hamlet; sahnede bütün tereddütlerini, açmazlarını ve çelişkilerini çırılçıplak koyar ortaya. Bu bakımdan kendinden önceki bütün trajedi kahramanlarından çok çok farklıdır.
Reklam
Bu sahtelikler çağında yaşarken hâlâ gerçek bir aşkın, organik bir vefanın mümkün olup olamayacağını düşündüm. Bu düşünce uzayınca içime işleyen bir duyguya dönüştü. Kahramanlarım üzerinden bunlarınmış gibilikten kurtulup kurtulamayacağını sorgulamak istedim.
Kişi, önce acı çekmesine sebep olan durumu değiştirme çabasına girecek ama onu değiştirmek elinden gelmiyorsa, acının nedenini ortadan kaldıramıyorsa kendi tutumunu değiştirip ondan bir anlam ve bir güç devşirecek. Bizim kastettiğimiz, katlanılmasını değerli bulduğumuz acı budur.
Kendiyle barışık olmayan, iç sesini tanımayan, yalnız kaldığında ne yapacağını bilemeyen insan; başkalarının varlığına muhtaç olmayı bir ihtiyaç değil zorunluluk hâline getirir. Oysa yalnız olabilmek bir güç işaretidir. Filozof Blaise Pascal'ın "İnsanların tüm mutsuzluğu, odasında sessizce oturamamasından kaynaklanır."
İlginç bir burukluğun yanı sıra bir tazelenme duygusu da yaşadım diyebilirim. Hâlâ hayatı sevdiğimi, insanı sevdiğimi, geleceğe inandığımı yaza yaza yeniden gördüm.
Reklam