Evde yalnız değildi ama dünyada hiç kimse onunla aynı ihtimallerle karşı karşıya değildi ve bu, dünyadaki en büyük yalnızlıktı: Varacağınız yere doğru yanınızda kimse olmadan yürümek.
İnsan olmak bazen çok can yakar sadece.
Kendinizi anlayamamak, içine sıkışıp kaldığınız bedeni bir türlü sevememek. Aynada gözlerinizi görüp kime ait olduklarını merak etmek ve hep o soruyla karşılaşmak: "Neyim var benim?
Neden böyle hissediyorum?"
İşin aslı insanlar gerçekten de internette göründükleri kadar mutlu olsalardı, internette o kadar çok zaman harcamazlardı çünkü gerçekten iyi vakit geçiren biri o vaktin yarısını kendi fotoğraflarını çekerek harcamaz.
Çünkü bir ebeveynin işi buydu: Omuz vermek. Çocuklarının küçükken dünyayı görebilmek için oturacağı, biraz daha büyüdüklerinde bulutlara değebilmek için üzerinde ayağa kalkacakları, zaman zaman sendelediklerinde ya da kendilerinden şüphe ettiklerinde yaslanacakları omuzlar.