Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tekerlekli sandalyeye kayışlarla bağlanmış bir halde ve başı sürekli önüne düşüp durarak koridorlardan geçiriliyor, bir asansöre bindiriliyor, bir sürü koridordan daha geçerken arada sırada bilincini bir nebze olsun kazandığında o sabah kahvaltı yapmadığını hatırlıyor ve o sabah bir şeyler yeme eziyetine katlanmak zorunda kalmadığı için kendini mutlu hissediyor ve bu durum ona biraz olsun umutlanacak bir güç veriyor, belki o genç, iyi doktoru göreceğini ümit ediyordu ve başı tekrar önüne düşüyordu ve sonra onu kaldırıp bir yatağa koyuyorlardı ve gözlerini kırpıştırarak açtığında hiçbir şeyi tanıyamıyordu ve önünden bulanık yüzler geçerken korku içinde zangır zangır titremeye başlıyordu ve ışıklar vardı ve nerede olduğunu bilmiyordu ama içinden bir ses orada olmaması gerektiğini söylüyor, uyuşturucularla boğuşarak sesini duyuran güçlü bir his o odadan çıkmasının ve yüzleri şekilsiz ve bir şeylerin arkasına saklanmış gibi görünen o insanlardan uzaklaşmasının ölüm kalım meselesi olduğunu söylüyordu ve Sara karşı koymaya çalışıyor ama elinden hiçbir şey gelmiyordu ve güçlü eller onu zorla masaya yatırıyordu ve kayışlarla bağlıyordu ve Sara boğazının düğüm düğüm ve kalbinin ise patlamak üzere olduğunu hissedebiliyordu ve kafasına bir şey takıyorlardı ve dişlerinin arasına bir şey sıkıştırıyorlardı ve insanlar konuşuyor ve gülüyordu ama sesler boğuk boğuktu ve sanki bir sürü yüz üzerine eğilmiş ona bakıyordu ve onlar merakla ona bakarken Sara gözlerinin giderek açıldığını hissedebiliyordu ve kahkahalar duyuyordu ve sonra yüzler bir sis gibi dağılarak uzaklaşıp gidiyordu ve vücudunu birden bir ateş sarıyordu ve gözleri yuvalarından fırlayacakmış gibi olurken bedeni önce yanıyor, sonra kaskatı oluyor ve her yeri kopacakmış gibi geliyordu ve acı beynini delip
Herkesin yaşamında keder ve acı var; ama arada sırada insanın kalbindeki yalnızlığı eriten bir ışık hüzmesi çıkagelir ve yumuşak bir yatak gibi huzur verir insana.
Gece rahatlatıcı bir şekilde ılıktı ve yumuşak ışık karanlığı gölgelere doğru itmeye devam ederken, birbirlerinin ışığına, birbirlerinin rüyasına inanıyorlardı.