Sanki; hayatım, ezberlenmiş bir hayat... Hayatımı başka hayatlar da görmek..! Yaşadıklarım benimle alakası olmayan şeyler. Üzerim de eğreti duran, ama sanki benimmiş gibi giydirilen bir hayat.. Gerçi kaçımız istediği hayatı yaşıyor ki, ya da kaçımız yaşadığı hayatı sahiplenebilmiş ki...!
Bir hasta ne zaman terapistle ilişkisine ilişkin belirtiler geliştirmeye başlarsa, o zaman terapi gerçekten başlamış sayılır ve bu belirtilerin araştırılıp soruşturulması da ana konulara giden yol açar.
Ne zaman kanseri kötüye gitse ve ölümle etkin bir biçimde yüzleşse, yaşam önceliklerini yeniden düzenliyor ve daha düşünceli, daha sevecen, daha bilge oluyordu. Öte yandan, iyileşmeye yüz tuttuğu zaman, kendi deyimiyle kamışının hükmüne giriyor ve belirgin biçimde kabalaşıp sığlaşıyordu..