Gizemli

Feleğin sen olduğunu anla. Doğru yolun sen olduğunu, sadece senden sana gidildiğini anla. Senin aradığın her şeyin gayesinin, sen olduğunu anla. Bütün sorularının cevabı sensin ve çaldığın kapıyı öbür taraftan açan da sensin… — İbnü’l Arabî
Reklam
Yazmak için başlayıp bir şeyler derlemek istedim. Hayat bu; ilerlerken biz de kendimizce “şimdi ne olacak?” diye soruyoruz. Yeni, yeniden, tekrardan sorduğumuz o muhteşem soru: “Şimdi ne olacak?” Ama ne çok unuttuk değil mi bu soruyu defalarca sormayı? Sorduğumuzu ve ne olduysa olmuş olduğu gerçeğini unutuyoruz. Yine aynı kısır döngü ve yine biz, yine soruyoruz: “Şimdi ne olacak?” Aslında olan olacak. Bu biraz telaşlı, boyun büküş değil mi? Şimdi olanlar olmuş, olacak olanları bekliyor oluşumuzdan başka. Yolun olmadığı bir yoldayım. Yeniden başlamak için yaşadığım şehri terk ediyorum. Evime veda ederken koca valizler ve depoya gönderilecek, hayatımın parçası olan o değerli anılar çöplüğü ve bendeki derin yorgunluk…
Her asansörün önüne geldiğimde açıl susam açıl diyesim geliyor…
Duygu ve Düşünce
Sağımı solumu pek bilmezdim. Sağ kolumu kırdığımdan beri sağım belli, solumu daha bilmiyorum…
Hayal kırıklığım size değil, sizi kendimden saymış varlığıma…
Reklam