.. pek çok felaket, yaşamı gözlemlemeden yaşamakla başlar. O zaman nehir bizi içine çeker, sersemletir, kör eder. Nerede dibi, nerede akıntısı, nehir olmayan şeyler nerede, unuturuz. Nehre dönüşüp sadece nehri deneyimlediğimizde, onun akışkanlığına ve gelip geçiciliğine dönüşürüz. Gücümüz, sonluluğumuz ve benzersizliğimiz onun içinde erir gider. Yalnızca kendimizi ve çevremizdeki dünyayı gözlemlemek gerçek bir tatmin sağlayabilir. Bizi hayvanlardan ayıran da budur zaten, salt deneyim değil, düşünce ve iç gözlem.