"Ben senden önce kendimi
bilmiyordum, tanımıyordum ki. Nasıl yaşadığımı
hatırlamıyorum bile. Senin, sen düşüncesinin
etrafinda bir dünya kurdum. Orada büyüdüm
Sen yokken bile, farklı kıtalardayken bile tek
düşündüğüm şey ne zaman tekrar var olacağındı.
içinde senin olmadığın hiçbir düşüncem yoktu.
Bir tane bile."
"Sevmek söz konusu olduğu zaman hepimiz bambaşka beklentilerin içine giriyoruz ama hakikatte sevmenin senin lehine olan hiçbir tarafı yok. Koşulsuz ve şartsız, iyi veya kötü saptaması yapılması mümkünatsız bir şekilde işliyor onun çarkları. Eğer birini gerçekten seviyorsan bir şekilde senin için senden daha kıymetli oluyor ve çoğu zaman senin isteyeceğin biçimde olmuyor bu."
bu yazı, benim zihin uyuşukluğuma, sevdiğim bir şiirin her kelimesinde hatırımda yerini bulana; baktığım her yerde aklıma düşene... hiç olmadığı gibi, hep olduğu kadar güzel olana. sevgili freud'un, mektup arkadaşına.
- kişisel şuur kayıpları
önce ölür sonra doğarız. bu insan biyolojisiyle değil, psikolojiyle ilgilidir. anne karnıyla başlayan serüven dünyada son bulduktan sonra işleyişini tam tersi bir şekilde devam ettirir. işte bu