Bu kitap kritik düşünceye yönledirerek "kendin olma" yoluna çıkaran bir kitap. Bu yolculukta seni rehbersiz, referanssız tüm ideoloji ve inançlardan bağımsız bir şekilde salt kendi aklınla yapacağın bir yolculuğa hazırlıyor. Yazar bu kitapta bu güne kadar ortaya konmuş hiçbir sistem ve inancın başarıya götürmediğine isyan ederek reddeder.( Kendisi "bugüne kadar öğrendiklerime isyanımdır bu kitap" der.) Kitapta dikkat edilmesi gereken en önemli ayrıntı şu; sorunlar doğru tesbit ediliyor fakat bu sorunlara cevaplar bir çözüm değil önceki sistemlere ve inançlara bir isyan çığlığıdır. Dikkat edilirse yazarın ortaya koyduğu "çözümlemeleri ya da fikirleri" hiç bir ideolojiye veya inanç grubuna dahil olmadığını görürsünüz. En başta dediğim gibi Vassaf kişiyi kendi olma yolculuğuna çıkardığı için öne sürdüğü çözümlemelere, seni itiraz etme kavga etme fikrine yönlendirerek çok usta bir şekilde bu yolculuğunda seni yalnız bırakmayı, kendin kritik düşünceni gerçekleştirmeni istiyor. Bunu nereden anlıyoruz? Bir hainin savunulamayacağını, sözcüklerin anlamını yitirmesini, tuvalete veya banyoda yemek yenmeyeceğini, kahramanların hayati rolünün inkar edilmeyeceğini, psikiyatrinin hiç bir hastalığa deva olmadığını, bir erkeğin mini etek veya sütyen giyip dışarı çıkmasını vs vs gibi düşüncelere inanmanın akıl ve mantıkla bağdaşlaştırmak, "evet ya gerçekten de öyle" demek ahmaklık olsa gerek.
Emre Bulut beyin tavsiye ettiği iki videoyu izledim. Gündüz Vassaf orda da kitapla ilgili görüşlerini dile getiren sunucuların yüzünde kitabı anlamadıklarını ve Vassaf' ın kendini ifade etme gereğini duyduğunu görebilirsiniz. Yüzde ki mikro ifadelerinde bunu kolaylıkla yakalayabilirsiniz. Yani bu kitabı okuyup "Vassaf burada çok haklı onun dediği gibi olmalı" gibi bir düşünce oluşursa sizde,