Kitaba başlarken ilgimi çeker diye düşünmüştüm ama bu kadar içine gireceğimi hiç tahmin etmemiştim. Snowglobe’un içindeki “mükemmel” hayatın aslında dışarıdaki insanların yaşadığı zorluklar pahasına sürdürüldüğünü yavaş yavaş fark etmeye başladığımız anlar gerçekten sarsıcıydı. Özellikle yayınların arkasındaki gerçekliği ve seçilmiş hayatların nasıl kurgulandığını öğrenmeye başladığımız bölümler hikâyeye bakışımı tamamen değiştirdi.
Karakterlerin sistemin bir parçası olmaya ne kadar kolay adapte olabildiğini görmek bir noktada çok rahatsız ediciydi ama zaten bence kitabın en güçlü tarafı da buydu. Kim haklı, kim suçlu çizgisi sürekli bulanıklaşıyor.
Dili çok akıcıydı, temposu hiç düşmedi ve finaliyle birlikte uzun süre üzerine düşündürdü. Distopya seviyorsanız kesinlikle şans verilmeli.