Elif Hazal taşkıngül

Elif Hazal taşkıngül
@JungDaisy
10/10
·560 syf.··
2026 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 00:00
Bu kitap… okunmuyor, yaşanıyor. Son zamanlarda okuduğum en etkileyici şey olabilir. Elimden bırakamadım.Resmen kalbimi parça parça kırıp en sonda “al, şimdi birleştir bakalım” dedi. Başta üç ayrı hayat gibi görünen hayatların aslında tek bir hafızaya bağlanması… ve o hafızanın da “su” olması…Elif Şafak, zamanları birbirine bağlamış, karakterleri birbirine dolamış, üstüne bir de hepsini tek bir su damlasına yüklemiş. Hikâye tek bir yerde geçmiyor. Antik Mezopotamya’dan Londra’ya, oradan günümüze ve hepsi görünmez bir bağ ile birbirine bağlı. O “su hatırlar” meselesi… Kitap boyunca sembol gibi duruyor ama aslında karakterlerin geçmişiyle, acılarıyla ve seçimleriyle öyle bir bağlanıyor ki… sonlara doğru tokat etkisi yaratıyor. O su damlasının her şeyi “taşıması”; Yani Arthur’un dokunduğu, Narin’in hissettiği, Züleyha’nın yüzleştiği her şey aslında aynı hafızanın farklı anları. Bu bir olay kitabı değil, bir his kitabı. Yavaş yavaş içine çekiyor, sonra fark etmeden tamamen yutuveriyor. Çok derin araştırmalar sonucu hem bu kadar bilgi ve farkındalık içeren bir eserin aynı zamanda kurgu olması beni ayrıca etkileyen unsur oldu. Bitince boşluğa düştüm resmen!
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,702 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·384 syf.··
2026 2. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 00:00
İlk kitapta “hmm bir şeyler garip” diyorduk ya? BU KİTAPTA HER ŞEY GARİP. Kimse normal değil. Kimse güvenilir değil. Hatta bir noktadan sonra ben bile kendime güvenemedim Chobahm için üzülmekten yoruldum çünkü kızın başına gelmeyen kalmadı. Artık olay hayatta kalmaktan çıkmış, direkt “ben kimim, gerçek ne?” krizine dönmüş. Ve biz de onunla birlikte kriz geçiriyoruz. Şu Bonwhe mevzusu… Gerçekten diyorum, bu seride kim iyi kim kötü ANLAMIYORSUN. Tam “hah bu güvenilir” diyorsun, hoop geçmiş olsun . Mini spoiler: Kitap resmen ters köşe manyağı. Yazar oturmuş “okurun aklıyla nasıl oynarım” diye ders vermiş. Her şey ortaya çıkıyor gibi oluyor ama aslında hiçbir şey tam netleşmiyor. O sinirle sayfa çeviriyorsun. Ama şunu söyleyeyim: Bazen o kadar hızlı gidiyor ki olaylar, beynim “bir dur ya???” dedi. Kaotik mi? Evet. Ama asla sıkıcı değil. Sürekli “bir bölüm daha” dedirten cinsten. Sonuç: Bu kitap seni yormaya geliyor. Duygusal olarak da zihinsel olarak da. Ama ben bayıldım mı? Evet. Ruh halim: %70 şok, %30 hayranlık “Mükemmel görünen şeylerin içi genelde çürük çıkar” hissi kitabın özeti olabilir. Ve nolur filmini yapın serinin nolur ya?
Snowglobe 2Soyoung Park · Yuzu Kitap · 202558 okunma
9/10
·352 syf.··
2026 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 00:00
Kitaba başlarken ilgimi çeker diye düşünmüştüm ama bu kadar içine gireceğimi hiç tahmin etmemiştim. Snowglobe’un içindeki “mükemmel” hayatın aslında dışarıdaki insanların yaşadığı zorluklar pahasına sürdürüldüğünü yavaş yavaş fark etmeye başladığımız anlar gerçekten sarsıcıydı. Özellikle yayınların arkasındaki gerçekliği ve seçilmiş hayatların nasıl kurgulandığını öğrenmeye başladığımız bölümler hikâyeye bakışımı tamamen değiştirdi. Karakterlerin sistemin bir parçası olmaya ne kadar kolay adapte olabildiğini görmek bir noktada çok rahatsız ediciydi ama zaten bence kitabın en güçlü tarafı da buydu. Kim haklı, kim suçlu çizgisi sürekli bulanıklaşıyor. Dili çok akıcıydı, temposu hiç düşmedi ve finaliyle birlikte uzun süre üzerine düşündürdü. Distopya seviyorsanız kesinlikle şans verilmeli.
SnowglobeSoyoung Park · Yuzu Kitap · 2024335 okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2025 00:00
Bu kitabı elime aldığımda sade, sakin bir hikâye bekliyordum ama sayfalar ilerledikçe kalbime dokunan bir sıcaklık hissettim. Yazarın dili çok yalın ama bir o kadar da içten, sanki yan masada oturup kahvemi yudumlarken bana insanları ve onların hikâyelerini anlatıyormuş gibiydi. Her bölümde farklı bir karakterin arayışına tanık olmak, aslında kendi hayatımda neleri aradığımı fark etmemi sağladı. Özellikle Komachi’nin “Ne arıyorsun?” sorusu, basit gibi görünse de içime işledi. Çünkü hepimiz bir şey arıyoruz: bazen cesaret, bazen yön, bazen de sadece huzur. Zaman zaman içimi burkan, bazen de yüzümü gülümseten hikâyelerle dolu. Bence bu kitap, kalabalığın ortasında nefes almak isteyen herkesin bir köşeye çekilip okuması gereken bir hikâye. Kitabı bitirdiğinde, içimden geçen tek şey şuydu: “Belki de ben de aradığım şeyi çoktan bulmuşumdur, sadece farkında değilim.”
Aradığın Şey Kütüphanede SaklıMichiko Aoyama · Domingo Yayınevi · 20244,674 okunma
9/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 00:00
Bu kitap beni hem rahatsız etti hem de düşündürdü. Sayfaları nasıl çevirdiğimin farkında olmadan çevirdim. Hani bazı hikâyeler vardır, okurken sinir olursun ama bir yandan da gözünü sayfadan alamazsın “Sarı Yüz” tam olarak öyleydi. June karakterinden nefret ettim, ama bir yandan onu anlamaya da çalıştım, ona hak vermeye çalıştım. Kıskançlık, hak etmediği bir başarıya duyulan arzu, kültürel kimlik karmaşası… Hepsi o kadar insani ama bir o kadar da mide bulandırıcı şekilde anlatılmış ki, yazar burada gerçekten okurun sabrını sınamış. Okurken sürekli içimden “hayır, bunu yapma” dedim “bu kadar da olmaz.”ama yaptı. Ve sonra da şu soruyu sordum: Biz gerçekten “kim” için üretiyoruz? Başkaları bizi onaylasın diye mi, yoksa kendimizi ifade etmek için mi? Yazar, sosyal medya çağında üretmenin ahlakını sorgulatıyor. Athena’nın ölümü sadece bir olay değil, bir metafor gibi; sesi kısılmış, hikâyesi çalınmış birinin sembolü gibi... Son sayfayı okuduğumda bir huzursuzluk kaldı içimde ama iyi anlamda bana dokunan kitapları genelde böyle hissederim. Kısacası, rahatsız edici ama kesinlikle okunması gereken bir roman olduğunu düşnüyorum. Özellikle “ben olsam ne yapardım?” dedirten türden.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,2bin okunma