Korku dolu geçen günün ardından uyuyamayan kadın onun için yaralanan kahramanımızın evinde kalmaya mecbur kalır. Adam ona bir yer hazırlar ama kadın o kadar korkmuştur ki adamın tişörtünün kenarını sıkıca tutup çekiştirdiğini fark etmez bile.. Birden bir uğultu kopar kasabada, haliyle yerinden fırlar kadın. Adam korkmamasını burada böyle şeylerin normal olduğunu söyleyerek kadını rahatlatmaya çalışır ama başaramaz. Oturma odasına gelirler ve uyumanın bir yolunu düşünürler. Daha sonra adamın aklına bir şey gelir. Kitaplığındaki bir şiir kitabına uzanır.
- Şiir mi?
Senin gibi çok kitap okumayanlara bu bir tılsım gibi çalışır.
- Ben çok kitap okurum bir kere.
Peki; bana 5 saniye içinde sana ilham veren birini söyle. Bir, iki, üç...
- Tamam, tamam oku hadi.
KAPI BEKÇİSİ ~~
"Bunu burada yapamazsın" demek benim işim.
Amacını reddetmek benim işim.
Ertesi gün de seni reddetmek...
Ertesi gün seni beklemek, sadece seni reddetmek için beklemek; bu benim işim.
Ertesi gün sana aşık olmak benim işim.
Bu nedenle, aşkımı reddetmek...
Sonunu getiremedi Adam.. Çünkü bu şiir aslında kendi yankısının portresiydi.. O'na hiç yansıtmadığı hislerinin yankısı..
Koltuğa baktı kızarmış gözleriyle, kadın çoktan uyumuştu ama hâlâ tişörtünü tutuyordu...