Biz altı yetişkin. Yaşlarımız yirminin üzerinde.
Biz altı çocuk. Yaşlarımız onun altında.
Biz her ikisiydik.Onlar benim ilk oyun arkadaşlarımdı ,ilk çocukluk hayallerimin mimarları ve ilk gerçek eğlencelerim.
"Bu da neydi? "
"Ne neydi?" Sesi yine soğuk, sesi yine ürkütücüydü; ölüm ve mezarlık. Sesi bunlar gibiydi.
"Neden kafesin içine atlayıp birinin ağzını yüzünü dağıttın ? "
"Eğlenmek için. "
Gözlerine inanamıyor gibi bakarken ," Sen hasta mısın?" diye sordum dehşet içinde.
Bana doğru bi adım atınca geri çekilmek istesemde geri çekilemedim.
"Bazen, Medusa" diye fısıldadı ılık nefesini yüzüme bırakarak. Kurumuş kan lekesinin yılan gibi dolandığı parmağını şakağıma bastırdı. "Kafanın içinde büyüyen karanlığı bu nebze olsun durdurabilmek için kan görmen gerekir. "