Kemal Sayar, acının bastırılması ya da hızla geçiştirilmesi gereken bir şey olmadığını, aksine insanı olgunlaştıran, dönüştüren bir tarafı olduğunu hatırlatıyor. Ruhun yaralanabileceğini ama bu yaraların aynı zamanda insanı hakikate yaklaştırabileceğini söylüyor. Kitap bana şunu düşündürdü: Her şeyin “iyi olma” zorunluluğuna bağlandığı bu çağda, üzülmeye, durmaya ve hissetmeye ne kadar da yabancılaşmışız.