Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir yüreğin adamakıllı sarsılabilmesi için her zaman ille de kaderin güçlü bir tokadı ya da her şeyi sert bir şekilde söküp atan bir güç gerekmez; hatta gelişigüzel nedenle yıkımı yaratmak, kaderin ele avuca sığmaz heykeltıraş isteğini tahrik eder.
Gazinodan çıktım, bakındım... Yeleğimin cebinde hala bir florin dolaşıyordu: "Aa! Yemek yiyecek param varmış hala!" dedim kendi kendime ama, yüz adım kadar gittikten sonra, kararımı değiştirip geri döndüm. O bir tek florini manque'in üzerine koydum (bu kez, manque üzerine koymuştum) ve, gerçekten de, insan yabancı bir ülkede, yapayalnız, vatanından, dostlarından uzakta, o gün ne yiyeceğini bile bilmeden, son, son, en son florinini tehlikeye attığı zaman özel bir duyguya kapılır! Kazandım ve yirmi dakika sonra, cebimde yüz yetmiş florinle gazinodan çıktım. Bu bir olgudur! İşte kimi zaman son florin bu anlama gelir! Ya ben umutsuzluga kapılsaydım, bir türlü karar verme cesaretini gösteremeseydim?.. Yarın, yarın, her şey bitecek!...