"Sana günde kaç birkaç kere aşık olmam normal mi?
Ne dedin?
Nasıl böyle oldu? Her gün bir şeyi artıyor tam şurada. Ağırlaşıyor, yoruyor ama mutlu ediyor."
İnsanoğlu böyleydi işte. Bir yerde okumuştum; içim kan ağlarken susmak çaresizlikden değil, çarenin Allah’tan geleceğine inandığım içindi… Bu cümle her zaman zihnimin bir köşesinde duruyordu çünkü söz konusu Ali Asaf olduğunda elimden geleni yapıp gerisini Allah’a bırakıyordum. İçten içe yaşarsam yaşayayım dışardan belli etmemeyi başarmıştım. Ama artık sınırlarda dolaştığımın da farkındaydım.
"Yetersiz kalan her duygunun peşinde dolanıyordum. Bu yetersizliği dolduracak tek insanın bana vereceği minik duygu kırıntılarını arıyordum ama yolumun üzerinde bunca engel varken nasıl ulaşacaktım ki istediğim şeylere...