Bir Afrika sözü şöyle diyor: "Bir insan başka bir
insan aracılığıyla insanlaşır." şöyle anlıyorum: Duyarak, hissederek, anlayarak, onun acısını üstlenmeye talip olarak. Dünyaya kendi hayat tecrübelerimizin ve değerlerimizin merceğinden bakıyoruz. Bakış açımızı
genişletebilmek için çok basit bir alıştırma: Gözünüzü yumun ve bir anlığına "öteki" olun. Şimdi ne istiyorum? Neden korkuyorum? İçimi ne acıtıyor? Azıcık anlamak bile dünyayı güzelleştirir.
Ona göre sorun hayatlarımızın kısa olması değil, birçoğumuzun zamanı kötü kullanmasıydı. Bir kez daha insan olmanın kaçınılmaz yanlarına karşı tutumumuzdur Seneca'yı en çok ilgilendiren. Hayat kısa olduğu için kızmak yerine bize verilen süreden olabildiğince faydalanmalıyız. Bazı insanlar binlerce yılı ömürlerini harcadıkları gibi kolayca
boşa harcardı. Hatta o zaman bile hayatın çok
kısa olduğundan şikâyet edebilirlerdi. Aslında
doğru seçimleri yaparsak, boş işlerle zaman
harcamazsak hayat genellikle birçok şeyi yapabileceğimiz kadar uzundur. Kimileri öyle bir enerjiyle paranın peşinden koşar ki, başka bir şey yapmaya zamanları kalmaz, kimileri de
tüm boş zamanını içmekle ve sevişmekle geçirme tuzağına düşer.
Yaşamın kısalığı ve kaçınılmaz yaşlılık, onları özel olarak ilgilendiren konulardı. Yaşlanmanın doğal bir süreç olduğunu kabul ettiler ve
değiştirilemez olanı değiştirmeye çalışmadılar. Aynı zamanda, kısa olan ömürlerimizi en
iyi şekilde değerlendirmek gerektiğine inandı-
lar.