Ölüm adaletlidir sanıyorsun değil mi? dedim. Ölümün bir adaleti olduğunu, olması gerektiğini düşünüyorsun. Ölümün bütün oyunu da budur zaten. Varmış gibi görünen kurallarını, dilediği zaman kendi bozar. Kuralları hiçbir zaman bilinmeyen bir oyunu, ölümüne oynarsın. Öne sürdüğün hep hayatındır. Hayatının kendi hayatın olduğunu anladığın büyük imtihan anlarıdır bunlar. Hayatın boyunca birçok şeyi yanlış, eksik, hatalı, kusurlu yaptığını anladığın anlardır bunlar. Senin kanlı pazarlık dediğin eşiğe gelindiğinde, insanlar birdenbire kendi hayatlarını bir yabancı gibi yaşamış olduklarını hissederler bunu böyle söylemeseler de içlerinin bir yanı bilir. Öyle zamanların kelimeleri herkes için aynı değildir elbet zaten dünyadaki duygular ve görüntüler kelimelerden daha çoktur bu yüzden renkler ve sessizlikler daha çok şey anlatır. Ölüm hepsini bozmak için gelir.