Kader mamuk

Hayır, senin için canımı veremem oğul. Artık hiç kimse için canımı veremem! İnsan ölürken değil yaşarken kimsesiz kalıyor. Bense, hayatta hiç kimsem olmadığını anlayacak kadar yaşadım. artık çok geç.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Canından önce ruhu göçmüş bedenlerdir bunlar. Kımıldarlar, ama yaşamazlar. Artık hiçbir şey ummadıkları hayattan, yalnızca yeni bir gün daha bekleyerek, ayak sürürler dünya toprağında. Kendilerinden de, dünyadan da çok, inatla sürdükleri ayağı severler.
İçinin bütün mevsimlerini yaşamış insanlar vardır; içleri boşalmıştır bunların. Herhangi bir sahici duyguları kalmamıştır. Kimseye yönelik ne derin bir sevgi, ne derin bir kızgınlık duyabilirler. Bütün duyguları şiddetini yitirmiştir. Kimse hiçbir şey veremezler artık, ellerinden gelmez. Hiç kimse için sahiden derin bir kaygı, diri bir öfke, tutkulu bir sevinç duyamazlar. Gençken sahip olmuşlarsa bile, olanca şefkatlerini çabucak tüketmişlerdir. Kendilerini korumayı öğrenirken, içlerini kurutmuş insanlardır bunlar.
Ölüm adaletlidir sanıyorsun değil mi? dedim. Ölümün bir adaleti olduğunu, olması gerektiğini düşünüyorsun. Ölümün bütün oyunu da budur zaten. Varmış gibi görünen kurallarını, dilediği zaman kendi bozar. Kuralları hiçbir zaman bilinmeyen bir oyunu, ölümüne oynarsın. Öne sürdüğün hep hayatındır. Hayatının kendi hayatın olduğunu anladığın büyük imtihan anlarıdır bunlar. Hayatın boyunca birçok şeyi yanlış, eksik, hatalı, kusurlu yaptığını anladığın anlardır bunlar. Senin kanlı pazarlık dediğin eşiğe gelindiğinde, insanlar birdenbire kendi hayatlarını bir yabancı gibi yaşamış olduklarını hissederler bunu böyle söylemeseler de içlerinin bir yanı bilir. Öyle zamanların kelimeleri herkes için aynı değildir elbet zaten dünyadaki duygular ve görüntüler kelimelerden daha çoktur bu yüzden renkler ve sessizlikler daha çok şey anlatır. Ölüm hepsini bozmak için gelir.
Kendi kendine büyüyen hikayeler, sonunda kimseyi dışarıda bırakmazlar yalnızca kahramanlarını değil, ikinci , üçüncü , kişilerini, kimi zaman tanıklarını hatta dinleyenlerini de içlerini alacak kadar genişleyebilirler. Tıpkı kutsal kitaplardaki hikayeler gibi ... Oradaki hikayeler sonunda nasıl bütün dünyayı kuşatırlarsa, bazı hikayeler de sizi habersiz teslim alır. Hangi hikayenin kıyısında kendi hikayeniz başlar bunu kim bilebilir ki ? O da bilmiyor kelimeleri bilmiyordu çünkü. Onları da o kadar az kullanmıştı ki, şimdi söz alarak öğrenmeye başlamıştı.