"Ne de kibirli! Bu işi bize iyilik etmek için yaptığını itiraf etmiyor! Ah sizi aşağılık insanlar! Nefret eder gibi seviyorlar... Ah, hepsinden nasıl da tiksiniyorum!"
Yüreği sağırlaşmış gibiydi. Düşünmek istemiyordu. "Her şeye bir son vermek" kararıyla evden çıktığı zamanki canlılığından eser kalmamıştı; kaygılı bile değildi, şu anda duyduğu tek şey, tam bir uyuşukluktu.
Bazen hayatta öyle karşılaşmalar olur ki, hem de hiç tanımadığımız insanlara, tek bir sözcük bile konuşmadan, birdenbire, tek bir bakışla ilgilenmeye başlayıveririz.