“Bir şaka imdadımıza yetiştiğinde gülebiliriz ancak,” diye yazmıştı Freud. İçimizde hazır bekleyen gülüşü dışarı salmak ya da ona izin vermek için bir şeye ihtiyaç duyarız sanki. Haz duygumuza empoze ettiğimiz engellerden şaka sayesinde anlık olarak kurtulduğumuzu öne sürer Freud.
Savunma mekanizmaları, Freud’ün betimlemesine göre birer tanıma biçimi, bilgiyle uzlaşılmasını sağlayan araçlardır. Sıkıntıyı beklemeye karşı bir savunma olarak düşünebiliriz; ki bekleme bir aşamada arzu olasılığının kabul edilmesidir.
İnsanların rüyalarına hiç zorlanmadan yaptıkları şeyi -yani
unutmayı- endişeleri için de yapmaya çalışmaları gerekir. Bir
endişeyi hatırlamak, bir rüyayı unutmak kadar kolaydır. Endişeler mevcutturlar ve yinelenme eğilimi gösterirler; bizler bariz biçim de endişelerin içinde mevcut oluruz.
Endişelenme, kültür içinde başarı kazanmaya ilişkin fantezilerin üstü kapalı bir eleştirisi olsa bile, Freud’a göre zihinsel yaşama hükmeden istemeyle de muğlak bir ilişki içinde olduğu açıktır.