Bugün uyuşturucuyla ilgili bir sohbet geçti. Konuşulanları dinlerken bir kez daha düşündüm:
Haberlerde zaman zaman görüyoruz; uyuşturucu satarken yakalananlar, bağımlılığın etkisiyle suç işleyenler, evlat acısıyla yıkılan anne babalar... Yakalanan miktarlar açıklanıyor ama insan ister istemez düşünüyor: Ya yakalanmayanlar?
Beni en çok düşündüren şeylerden biri de bağımlılığın nasıl başladığı. Hayattan umudunu kesmiş, sıkıntılar içinde olan bir insan, kısa süreli bir rahatlama uğruna uyuşturucuya yönelebiliyor. Bir anlık kaçış hissi, zamanla zincire dönüşüyor.
Bu yüzden mesele sadece "zararlıdır" demekle çözülecek kadar basit değil. Çocukların bilinçlendirilmesi gerekiyor. Çünkü bir yandan okulda bağımlılığın zararları anlatılırken, diğer yandan çocuk bunu evinde, çevresinde veya rol model aldığı kişilerde normalleşmiş şekilde görebiliyor.
Bir de işin vicdan tarafı var. Kullanmak bir yana, bunu başkalarına satan insanlar var. Karşısındaki kişinin sağlığını, hayatını, ailesini, geleceğini riske attığını bile bile sırf para uğruna bunu yapabiliyorlar. Belki de en acı tarafı bu. Bir insanın felaketi, başka birinin kazanç kapısı hâline gelebiliyor.
Paranın insanlara neler yaptırabildiğine bazen gerçekten şaşırıyorum.