Dinî tedrisata, kadınlarımızın, muhterem hemşirelerimizin terbiye-i İslâmiye dairesinde iffet ve şereflerini muhafaza etmelerine taraftar olmanın bir suç olduğuna dair kanunlarda bir madde var mı?
Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar?
Ben, cem'iyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, âhiretimi de.
Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum.
Bütün ömrüm harb meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti.
Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı.
Divan-ı Harblerde bir câni gibi muamele gördüm, bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım.
Memleket zindanlarında aylarca ihtilattan men'edildim.
Defalarca zehirlendim.
Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım.
Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim.
Eğer dinim intihardan beni men'etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.
Risale-i Nur'u anlamıyorlar yahut anlamak istemiyorlar.
Beni, skolastik bataklığı içinde saplanmış bir medrese hocası zannediyorlar.
Ben, bütün müsbet ilimlerle, asr-ı hazır fen ve felsefesiyle meşgul oldum.
Bu hususta en derin mes'eleleri hallettim.
Hattâ bu hususta da bazı eserler te'lif eyledim.
Fakat ben, öyle mantık oyunları bilmiyorum.
Felsefe düzenbazlıklarına da kulak vermem.
Ben, cem'iyetin iç hayatını, manevî varlığını, vicdan ve imanını terennüm ediyorum.
Yalnız Kur'anın tesis ettiği tevhid ve iman esası üzerinde işliyorum ki İslâm cem'iyetinin ana direği budur.
Bu sarsıldığı gün, cem'iyet yoktur.
Dünya, büyük bir manevî buhran geçiriyor.
Manevî temelleri sarsılan garb cem'iyeti içinde doğan bir hastalık, bir veba, bir taun felâketi gittikçe yeryüzüne dağılıyor.
Bu müdhiş sâri illete karşı, İslâm cem'iyeti ne gibi çarelerle karşı koyacak?
Garbın çürümüş, kokmuş, tefessüh etmiş, bâtıl formülleriyle mi?
Yoksa İslâm cem'iyetinin ter ü taze iman esaslarıyla mı?
Büyük kafaları gaflet içinde görüyorum.
İman kal'asını, küfrün çürük direkleri tutamaz.
Onun için, ben yalnız iman üzerine mesaîmi teksif etmiş bulunuyorum.