Meşe sanki “Bahar, aşk, mutluluk!” diyordu. “Hepsi birbirinin aynı bu aptalca, saçma
yalanlardan nasıl da bıkıp usanmıyorsunuz! Hepsi birbirinin aynı ve hepsi yalan! Ne bahar, ne güneş, ne de mutluluk var. İşte hep yalnız olan, üzerlerine basılıp geçilen ölmüş köknarlara bakın; işte ben, kırılmış, kopmuş parmaklarımı çıktıkları her yerden, sırtımda, böğürlerimden uzanıyorum. Ben, onlara onlar çıktığı müddetçe ayaktayım, sizin ümitlerinize ve yalanlarınıza inanmıyorum.” (savaş ve barış 1.cilt s.624)