Dark Ink

Dark Ink
@Karanlik_murekkep
Ji bo ez bikaribim li ser hizirînê bihizirim, ez hizir dikim.
Şirnex, 9 Ağustos
39 okur puanı
Aralık 2025 tarihinde katıldı
Bazen doğrunun ne olduğunu idrak etmekte güçlük çekiyorum. Doğruyu doğru olduğu için mi kabul ediyorum ya da doğru olduğunu düşündüğüm için mi doğru olmasını istiyorum? Şayet sadece doğru olduğunu düşündüğüm için yapıyorsam eğer ya benim doğru sandığım aslında doğru değilse, sadece kendimi tatmin etmek için oluşturduğum bir olguysa? İnsan içten karşılık beklemeden yaptığı bir iyiliği yapınca bile bu kadar büyük bir çelişki ve belirsizlik içinde olmamalı. Yapılan iyilikte yanlış anlaşılma kaygısı taşımak iyiliği farklı bir boyuta taşıyor. Doğru, içinde eğriyi taşımadan doğruysa eğriyi nasıl olur da tamamen doğrudan ayırabiliriz? Eğri eğri olduğu için eğri değildir. Eğri, doğruyu yansıtmadığı için eğri sıfatında konumlandırılır. Oysa bu durum kaosun düzenden tamamen ayrı olduğunu söylemek kadar saçmadır. Her düzende bir kaos, her kaosta ister istemez bir düzen oluşur. Eğride de doğruda da durum böyle işler. Eğri olmak için doğru, doğru olmak için eğri bilgisi gerek. Aynı şekilde iyiliğin iyi olduğu için yapmamız gerektiğini söyleyenlere ne demeli? İyilik iyi olduğu için yapılmaz, öyle olursa bu yapılması gerekilen bir görev olarak görülür oysa iyilik tamamen içten vicdani bir amaçla yapılınca iyi oluyor. Kötü insanların açısından olayı düşündüğümüzde acaba gerçekten kötülük yapmak istedikleri için mi bu yola başvuruyorlar, yoksa buna itildikleri için mi kötülüğe yöneliyorlar? Kötülüğü geniş bir bakış açısıyla, belli bir prensiple anlatmaya çalışmak zor duruyor. Bu yüzden önce ilk defa kötülük yapan birini düşünelim, böyle bir insan gerçekten kötülük yapmak istediği için mi kötülük yapar? Hayır aksine bilmediği ve toplum tarafından da hor görülen normları neden çiğnesin ki? Demek ki insan önce suça maruz bırakılıyor. Fakat bu yine de bireysel sorumluluklarımızı ve
Duygu ve Düşünce
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İnsan, bir şeyler biraz yoluna girdi derken hayat yine aynı acımasız çarkta dolaşıp bizi uçurumun kenarına itiyor. Oysa hayatın ince bir sınır çizgisi hiç olmadı sayın arkadaşlar, size en kötü olasılığı çarpıtıp cesaretin bittiyse atla da kurtulalım diyor. Vazgeçmemiz işine geliyor, çünkü sınayacak bir canı daha omuzlarından indirmiş oluyoruz. Eğer böyle bir süreçte sizinle dalga geçmeyi fazlasıyla seven bir zihniniz varsa teraziyi fark ettirmeden birdenbire sağa sola, iki uç noktaya yönlendirdiğini göreceksiniz. Bu durum o kadar yıpratıcı ve bunaltıcı oluyor ki insan bir yerden sonra kafayı sıyırmaya başlıyor. Sanırım bu yolda ben de elektrik devrelerimi tamamen yakmış durumdayım. Halim, sigortası her saat düşen devre gibi. Duygularım şiddetli bir yağmur, bazen kasvetli bir kış gecesi, bazen de sonbahar ayazı gibi hiç bitmeyecek bir geceye dönüşüyor. Sonra tüm bunlar da birleşip çıktı faturası oluyor. Artık harcadığım her nefes, her sözcük benim için anlamsızlıktan başka bir şey taşımıyor. Ruhum o denli ağır bir kasvet içinde boğuluyor ki bedenim sadece yürüyen bir hayalet misali ortalıklarda dolaşıyor. Yaşamaya, hissetmeye, konuşmaya hatta yazmaya bile kayıtsızım. Sanırım bunların hiçbirini hiçbir zaman zaten istememiştik. Şiddetli fırtına yaprağı savurdukça savurdu, her şeyi aşıp karanlıklarla konuşmayı ummuştu, oysa fırtınanın yıkıcı gerçekliğiyle konuşmak anlamsızmış. Yıkılmaz denilen duvardan geriye tek bir parça dahi kalmamış. Uçurumun serin rüzgarına kapılmışız, sözcüklerin dile getiremediği duyguları dile getirerek. Sonuçsa daha derin bir karanlık... Oysa ses boşlukta yankı yapmazdı bayım!
Duygu ve Düşünce
Gökyüzü dingin, serin bir yaz rüzgarı hafifçe ruhumuza dokunuyor. Cırcır böcekleri birer orkestra şefi gibi geceye huzurlu bir senfoni katıyor. Melodinin sesini yakından duyuyorum bu taze yaz gecesinde... Gökyüzü karanlık, yıldızları hissetmeyeli uzun zaman olmuş. Hepimizin ruhu biraz buruk, biraz da yorgun; derin sessizliğin hakikatinden bile anlamsızlıklara anlam atfediyoruz. Oysa kaybolduğunu sandığımız o taze esinti hep yanımızdaydı... Bu huzurlu gecenin karanlığında, bir anlığına da olsa düşüncelerimizi bir kenara koyup ruhumuzu ihtişamlı yıldızların görkemli gecesine bırakalım. youtu.be/EZsoPVPGpio?si=...
Duygu ve Düşünce
1000Kitap yönetimi Gerçek okurlar olarak sizden güncellemeler ya da radikal yenilikler istemiyoruz. Burada çözmeniz gereken onca sıkıntı varken olmayan sıkıntılardan kendinize sıkıntı çıkartıyorsunuz. Bir zamanlar bu uygulama tüm kitap uygulamalarının en nitelikli uygulamasıydı. O zamanlar niteliğinizi göstermek için absürt değişiklikler yapmanıza gerek yoktu, aksine gerçek okurların temel eksikliklerine odaklanarak kalitenizi belli ediyordunuz. Oysa şimdi "Bu uygulamayı nasıl biraz daha berbat ve çıkılmaz bir kaosa sürüklersek kullanıcılar soğur?" derdine düşmüşsünüz. Okurlar olarak sizden ricamız uygulamayı eski, sade ve işlevsel haline çevirmenizdir. Eğer yenilik yapacaksanız da lütfen sadece eksik noktalarınıza odaklanın. Sırf biraz daha popüler olmak için gerçek okurlarınızı ellerinizle hoyratça kesip atmayın. Burası bir kitap platformu, eylemlerinizi ve güncellemelerinizi bu bilince yakışır şekilde yapmanızı temenni ediyoruz. Bu soruna bir çözüm getirmezseniz eğer, maalesef ki nitelikli okurlarınızı her geçen gün mumla arayacaksınız. 1000Kitap 1000Kitap Destek
1000Kitap
Sevgili ben, hayatı iki uç noktada yaşamaktan yoruldun. Yapman gereken onca sorumlulukların varken sen aylarca odana çekilip sadece düşüncelere dalmak istiyorsun. Bunu bir tembellik olarak algılayabilirsin lakin asıl meselenin bu olmadığını ikimiz de çok iyi biliyoruz. Bu yıl hayat senin için oldukça zor başladı, farkındayım. Bir köprünün sınır çizgisini çekmiştin, oysa hayat önüne bir dağ koyup: Hadi bakalım şimdi tüneli aç da görelim, dedi. Hatırlıyor musun, büyüdüğünde kendini daha iyi tanıyacağını sanıyordun fakat şimdi bunun ne kadar da büyük bir yanılgı olduğunu idrak ediyorsun. Her geçen gün, saat, hatta dakikada bile seninle aramızdaki bağ gittikçe kopuyor. Bunun kötü bir şey olduğunu sanabilirsin ama yanılıyorsun. İnsan en çok da kendine yabancı olduğu vakit benliğini keşfediyor. Yabancılaşmak bir nevi başka bir insanın gözünden kendine bakmak gibi. Sahi, en son seninle ne zaman oturup düzgünce sohbet etmiştik, sanırım hatırlamıyorum. Demek o kadar olmuş. Ah ah... Gittikçe ruhsuz, cansız birine dönüşüyorsun. İnsanların yanındayken ruhun hep başka diyarlarda geziniyor, oysa eskiden herkesi ne kadar da pür dikkat dinlerdin. Yoksa olmak istemediğin birine mi dönüşüyorsun? Hayır, hayır insanlarla arana bir uçurum koymuşsun. Belki de anlaşıldığını düşünmediğin içindir. Hahaha sen bile kendini anlamıyorken başkasının nasıl anlamasını bekleyebilirsin ki? Dostum bazen olaylara fazla soyut ve sezgisel hislerimizle bakıyoruz. Bazen de aksine daha rasyonel düşüyoruz. Pehh kendini, hayatı fazla ciddiye alıyorsun. Hepsi de gecenin sana yansıttığı bir etki. Hahaha sanki yarasaymışım gibi konuştun ama haklıyız. Bu konuşma tam bir şizofreni konuşması gibi oldu, neyse yine saçmaladık işte. İnsan neden kendisiyle konuşur? Benim benliğim olmasaydı, sen de oluşmazdın çünkü senin
Duygu ve Düşünce