Hz. İbrâhim'in evinde yemek vermediği, sofrasında misafir ağırlamadığı bir gün bile olmamış. “Misafir yoksa, evimin bereketi gider" dermiş. Hiç misafiri olmadığı bir gün, sokaktan bir adamı davet etmiş. Adam "Ben ateistim" demiş. "O zaman git” demiş Hz. İbrâhim. Der demez Allah'tan nidâ geliyor: “Ben o kulumun beni anmadığını yıllardır biliyorum da kulum demek ten, rizkını vermekten vazgeçmiyorum, sen nasıl koca bir peygambersin ve ondan vazgeçersin?" Håle bakın! Öyleyse kim kimden üstün olabilir? İslâm dini insanların hiçbirinin diğerinden üstün olmadığını o kadar güzel öğretmiştir ki.. Kábe'yi tavaf ederken ne kralın üstünlüğü var, ne hizmetçinin, ne de evin sahibinin, herkes aynı anda aynı yerde tavaf ediyorlar.