“Sevginin doğası böyledir,” dedi Vashet. “Onu tanımlamaya teşebbüs etmek insanı delirtir. Zaten şairleri durmaksızın bir şeyler karalamaya iten de budur. Biri sevgiyi bütünüyle kâğıda dökebilse diğerleri kalemlerini bırakacaktır. Ama bu mümkün değildir.”
“Söylemesine söyleyeyim de,” dedim, “hakkımda kötü düşünmeni istemiyorum.”
“Bir şeyi öğretmeninden saklamaya kalkarsan asıl o zaman kötü düşünürüm,” dedi ciddiyetle. “Aramızda bir güven olmalı.”
Beni uzun uzadıya süzerken merakı suratından açıkça okunuyordu. “İtiraf etmeliyim ki daha önce hiçbir öğrencim bana layık olduğunu ispatlamak için feci bir dayak yemeye gönüllü olmadı.”
“Bu daha ne ki,” dedim kayıtsızca. “Bir keresinde kendimi damdan aşağı atmıştım.”