Alp

Uyurken bir ateşin resmiydi. Uyanıkken ateşin ta kendisi.
Sayfa 730·Kitabı okudu
Reklam
Öykülerin size neşe katmaları için illa yeni olmaları gerekmez. Bazı öyküler yakın dostlara benzer.
Sayfa 657·Kitabı okudu
Bir şeyin farkına vararak cümlemi yanda kestim. Elodin de aynen bunu yapmıştı. Sınıfında yaptığı her şey: oyunları, ipuçları, üstü kapalı bilmeceleri... Bunların hepsi bir nevi soruydu. Marten başını iki yana sallayarak oradan ayrıldı, fakat ben düşüncelere daldığım için bunu fark etmedim bile. Hep cevap istemiştim ve aksini düşünsem de Elodin bana onları vermeye çalışmıştı. Kötü niyetli bir esrarengizlik sandığım şey aslında hakikate doğru ısrarcı bir teşvikti. Elodin’in öğretilerinin kapsamı karşısında, anlayış kıtlığım karşısında, görüş eksikliğim karşısında afallamış olarak orada sessizce oturdum
Sayfa 645·Kitabı okudu
“En fazla şeyi cevap veremediğimiz sorulardan öğreniriz. Bunlar bizi düşünmeye sevk eder. Bir insana tüm cevapları verirsen elde ettiği tek şey bazı hakikatler olur. Ama ona bir soru verirsen kendi cevaplarını kendi arar.” Battaniyemi yere serdim ve eski püskü tenekeci pelerinimi üstüme örtmek için katladım. “Böylece cevapları bulduğu zaman o cevaplara kıymet verir. Soru ne kadar zor olursa cevabı o kadar çok ararız. Aradıkça daha çok şey öğreniriz."
Sayfa 645·Kitabı okudu
Sonraki birkaç saati işin temelini öğrenmeye uğraşarak geçirdim, fakat el dili insanı delirtecek kadar zordu. Sözcükler hayli basit şeylerdir. Bir taşı işaret edebilirsiniz. Koşmayı veya zıplamayı hareketlerle gösterebilirsiniz. Fakat hiç pandomim yoluyla rızayı ifade etmeyi denediniz mi? Ya saygıyı? İstihzayı? Babamın bile böyle bir şeyi başarabileceğinden kuşkuluydum.
Sayfa 635·Kitabı okudu
Reklam