Alp

“Hem ayrıca,” diye masumane bir edayla lafa karıştı Simmon, “seninle olma fırsatını kaçırırsa günlerce surat asar. Onu burada bırakıp gitmen hiç işimize gelmez.”
Sayfa 491·Kitabı okudu
Reklam
Onları ekmenin kibar bir yolunu bulmak için kafa patlatmaya başladım. “Bakıyorum da Kvothe’yi yanımızda istediğimizi sanıyorsun,” dedi Wilem hiç bozuntuya vermeden. “Oysa ki onu alıp götürürsen bize iyilik etmiş olursun.”
Sayfa 491·Kitabı okudu
O masamıza yaklaşırken üçümüz de ayağa kalktık. “Seni burada bulabilmeyi umuyordum,” dedi. Hafifçe eğilerek selam verdim. “Ben de bulunmayı umuyordum."
Sayfa 491·Kitabı okudu
“O kızla konuşmalısın,” dedi Simmon. “Bir kızdan hoşlanıyorsan bunu ona da söylemen gerek.”
Sayfa 480·Kitabı okudu
Olduğum yerde kaldım. “O kadar kolay değil.” “Zaten senin hiçbir şeyin kolay değil,” diye homurdandı Wilem. “Elbette ki kolay,” diyerek güldü Simmon. “Bize söylediklerini git ona da söyle.”
Sayfa 479·Kitabı okudu
Reklam