Hogwarts 'ın ev cinleri haykırarak ve ellerindeki mutfak bıçaklarını ve satırlarını sallayarak Giriş Salonu' na dalmıştı. Başlarında da, Regulus Black'in madalyonu göğsünde zıplayan, kurbağadan farksız sesi bu hayhuyun içinde bile duyulan Kreacher vardı:"Savaşın! Savaşın! Efendim için, ev cinlerinin savunucusu için savaşın! Cesur Regulus adına Karanlık Lord'la savaşın! Savaşın!"
“Öyle cesurca davrandın ki.”
Harry konuşamadı. Annesine dikilmiş gözleri bayram ediyordu, orada durup sonsuza dek ona bakmak istediğini, başka hiçbir şey istemediğini düşündü.
“Az kaldı,” dedi James. “Çok az. Biz… seninle öyle gurur duyuyoruz ki.”
“İnsanın canı yanıyor mu?”
Bu çocukça soru, Harry engel olmadan dudaklarından dökülmüştü.
“Ölürken mi? Hiç yanmıyor,” dedi Sirius. “Uykuya dalmaktan daha çabuk, daha kolay.”