AtillaKağan

AtillaKağan
@KayaAlp2016
Gepetto Değilim ki Her Odunu Adam Edeyim.
1075 okur puanı
Eylül 2016 tarihinde katıldı
DÜNYA ONURLU BİR MİLLET GÖRDÜ! Petrolleri yok. Doğalgazları yok. Orduları yok. Modern silahları uçakları gemileri yok. Ekmekleri, suları bile yok. Dünyanın en mazlum En sahipsiz en fakir milleti. Değil 3 Saat 3 senede Kassam'ın sözcüsünü bile A.b.d'ye de İ.s.r.a.i.l' e de vermediler. Bu dünya ONURLU BİR MİLLET gördü..! #FreePalestine 🇵🇸(Alıntıdır)
Alıntı
Reklam
Hindistan'ın İngilizler tarafından işgal edildiği yıllarda bir İngiliz subayı hiçbir neden olmaksızın halktan bir Hintliye sertçe bir tokat atar. Hintli adam hemen yüzüne bir yumruk vurur, subayı yere serer. Bu karşılığı beklemeyen subay hem korkar hem de sinirlenir. Tek başına bir şey yapamayacağını bildiğinden yardım almak için bölüğe gider. Nasıl olur da sıradan bir Hintli İngiliz Kraliyet subayına vurmaya cüret edebilirdi. Subay Generalin yanına gidip olayı anlatır ve kendisinden asker talep eder. General onu dinledikten sonra onu bir odaya götürür. Bir kasadan 50.000 Rupi çıkarıp subaya verir: - Bu parayı bugün sana tokat atan Hintliye ver ve ondan özür dile! Bunu duyan İngiliz subay sinirlenir: - Zavallı bir Hintli, İngiltere Kraliyet subayına vurup hakaret edecek ve karşılığında ondan özür mü dileyeceğim? General sertçe: - Bu bir emirdir. Soru sormaksızın itaat edeceksin! Subay çaresizce parayı alır, götürüp Hintli adama verir, özür diler. Hintli adam o zamanın parasıyla yarı servet olan parayı görünce çok sevinir. Onunla ev, araba vs.alır. Bir süre sonra da bu Hintli tanınan tüccarlar arasına girer. Aylar geçer. Bir gün General tokat yiyen subayı çağırır: - Zamanında sana tokat atan Hintliyi hatırlıyor musun? Subay: - Unutmam mümkün mü efendim. General: -Şimdi intikamını alma vaktidir. Ona kalabalık bir topluluğun içinde vur!
ABD’de bir askeri okulda ders olarak anlatılan Horoz ve Tilki Hikayesi! “Dershanede hocayı beklerken ışıklar kapanmış ve bir çizgi film gösterilmeye başlanmış. Filmin adı ” Küçük Tavuk “. Bir kümes var. Kümeste bir çok tavuk ile genç ve küçük horozlar, bir de kümesin yaşlı ve büyük horozu bulunuyor. Kümesin etrafında da bir tilki dolaşıyor. Yaşlı ve büyük horoz, tilki içeri girmesin diye kümesin kapısını sıkı sıkıya kapatmış, tavukları dışarı bırakmıyor. Tabii dışarı çıkamadıkları için doğru dürüst yemlenemeyen tavuklar da zayıf ve küçük tavuklar. Yaşlı ve büyük horoz ise dışarı bırakmadığı tavuklara ölmeyecek kadar mısır tanesi dağıtarak yaşamalarını sağlıyor. Kümese giremeyen tilki bunun üzerine kümesin tellerinde küçük bir delik açarak küçük ve genç bir horoza sesleniyor ve ona biraz mısır veriyor. Mısırı yiyen küçük ve genç horoz her gün gelip tilkiden mısır alıyor. Bir süre sonra tilki küçük ve genç horoza tek başına yiyebileceğinden fazla mısır verince genç horoz hem kendisi yiyor hem de diğer tavuklara mısır dağıtıyor. Böylece yavaş yavaş yaşlı ve büyük horozun kümesteki gücü kırılıyor. Horozun etrafındaki tavuklar azalmaya başlıyorlar. Artık popüler olan genç ve artık irileşen horozun etrafında ise tavuklar toplanıyor.Bu aşamada tilki kümesin kapısının önüne mısır bırakıyor. Kümeste bir tartışma çıkıyor. Kapıyı açalım mı açmayalım mı diye. Sonunda korkarak kapıyı açıyorlar ve kafalarını dışarı uzatıp yemlenip hemen geri çekiyorlar. Bir süre böyle devam ediyor. Hiçbir şey olmuyor. Kümesteki tavuklar rahatlıyor. Korkuları azalıyor. Nihayet bir gece tilki kümesin önündeki avluya mısır döküyor. Artık korkusuz olan tavuklar genç ve artık güçlü horozun öncülüğünde dışarı çıkıyor ve rahat rahat yemleniyorlar. Kümesteki her tavuk semiriyor. Tilki bir süre sonra gece
Alıntı
Winston Churchill, bir radyo konuşması yapmak üzere BBC stüdyosuna gitmek için bir taksi durdurdu. Şoföre, "Beni BBC’ye götürür müsün?" diye sordu. Şoför onu tanımamıştı. "Götüremem beyim," dedi şoför. "Birazdan eve gidip Winston Churchill’in konuşmasını dinleyeceğim, o yüzden uzak yere gidemem." Churchill bu cevaptan çok memnun kaldı, halkının onu dinlemek istemesi hoşuna gitmişti. Cebinden 5 sterlin (o zaman için büyük para) çıkardı ve şoföre uzattı. Şoför parayı görünce gözleri parladı, hemen kapıyı açtı: "Atla arabaya şef! Churchill'in canı cehenneme, ben seni BBC'ye yetiştiririm!" Churchill o gün şu acı gerçeği not etti: "Sadakat, parayı görene kadardır." İnsanların motivasyon kaynaklarını (duygusal bağ veya maddi kazanç) doğru analiz etmelisiniz. Şartlar değiştiğinde, öncelikler ve sadakat de hızla değişebilir.
Alıntı
Fevzi Konaç
Papa'nın... Kültürü gelmiş, Harfleri gelmiş, Kıyafeti gelmiş, Yasaları gelmiş, Takvimi gelmiş, Eğitim sistemi, Noel'i gelmiş, Tatili gelmiş, Şapkası gelmiş, Yaşam tarzı gelmiş... Gelmekle kalmamış... iliklerimize kadar işlemiş ve milletimizi işgal etmiş... Bütün bunlar birilerine hiç dert ve keder olmamış... Bir tek kendisinin bizzat gelişi dert olmuş öyle mi... Şuursuz, mankurt, zihinsel işgalin farkında olmayan... sürü psikolojisindeki kalabalıklar... Hangi halimize ağlayalım bilemedim ki...😞🤔
Reklam