...
Şu çadır kuran çingeneleri görüyor musun?
Ne kadar da mutlu, neşeli…
Gözlerinde umut pırıltıları…
Onlar, kaldırımlarca gecelerce özgür.
Özgürlük neydi?
Sevgiliyle el ele sahilde yürümek mi,
Yoksa uçan kuşlar gibi göklerde süzülmek mi?
Belki de aydınlığa giden bir çift gören göz müydü, neydi?
Şairin dediği gibi, ayrı yaylalarda yeşeren otlar gibi mi bekleyecektik çürümeyi?
Hasretimi söyleyecek gücüm kalmadı.
Benim dünyamı kimse anlamadı.
Şimdi geç kaldık, sorma artık.
Yüreğim bencildi, seni yalnız sakladı.