Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Tanrı’nın sözünü yorumlayan herkes yanılabilir, hata yapabilir; bu nedenle bize düşen ilk görev, karşılıklı hoşgörü göstermektir. Her şey, Tanrı’nın “bir” olduğu gibi açık, anlaşılır ve sarih olsaydı eğer, bitün Hristiyanlar bütün bu meselelerde kolayca aynı fikirde buluşabilirlerdi; tıpkı bütün milletlerin sadece tek bir Tanrı olduğunu kabul etmek konusunda birleştiği gibi; ama her şey karanlık ve karışık olduğuna göre Hristiyanlar birbirlerini yargılamaya kalkışmamalı ve eğer bizler putperestlerden daha bilgeysek, o zaman onlardan daha iyi yürekli ve merhametli olmalıyız.
Öyle bir zaman gelir ki insanlığın en basit en açık hakikatleri insanlara ulaşabilmek için sisler arkasına saklanmaya, kılık değiştirmeye gereksinim duyar; açık duran büyük ön kapı, iktidar sahibinin zabıtaları ve gümrük memurlarının gözetiminde olduğundan en insanca ve kutsal düşünceler hırsızlar gibi gizli saklı, arka kapılardan içeri sızmak zorunda kalır.
Calvin’in anlayışına göre inançlı kişi; sadece “öğreti” -Calvin’in kendi öğretisi- uğruna, yani içindeki bütün insanca duyguları öldüren, katı inanççılıkta, dogmatiklikte kilise meclisinden herhangi bir nokta ya da noktacıkta fikir ayrılığına düşen kimseleri -ister karısı, dostu, kardeşi ve akrabası olsun- engizisyona teslim etmeye hazır olandır. Ve böyle hunharca bir teze kimsenin karşı çıkmaması için en sevdiği savunmaya başvurur: teröre.