Ne yazık ki, çocukluğu bir körlük, bir yoksunluk olarak algılamaya, içinde fazlasıyla zenginlik barındıran bir şey olduğunu görmezden gelmeye alışmışız.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ben kendi annemin işgalci ruhundan nefret etmiştim, değişik bir anne olmak, onun yaşamının özgürlüğüne saygı duymak istiyordum. Genellikle bu özgürlük maskesinin arkasına önemsemezlik ve işe karışmama arzusu gizlenir. Bu incecik bir sınırdır ve geçip geçmemek an sorunudur. Alınan ya da alınmayan bir karara bağlıdır, bunun önemini de ancak bu an geçince anlarsın. Ancak o zaman bilirsin ki özgürlük olmamalıydı, işin içine girilmeliydi. Oradaydım, olanların bilincindeydim, bu bilinçten harekete geçme zorunluluğu doğmalıydı. Sevgiye tembellik yakışmaz, onu dolu dolu yaşamak için kararlı ve güçlü devinimler gereklidir.
Mutsuzluk genel olarak dişi çizgiyi izler. Bazı kalıtsal anomaliler gibi anadan kız evlada geçer. Geçerken de zayıflayacağına daha yoğun, daha kalıcı ve derin olur. O dönemler erkekler için çok daha değişikti. Meslekleri vardı, siyaset ve savaşlar vardı; enerjilerini dışa vurup rahatlayabilirlerdi. Bizse bunu yapamazdık. Biz kuşaklar boyunca yalnızca yatak odasını, mutfağı, banyoyu tanıdık; binlerce, milyonlarca adım atar, iş görürken hep aynı kini, doyumsuzluğu içimizde taşıdık.