Hayret kelimesinin tasavvufi anlamını öğrenmemi Şeyh-i Ekber Muhyiddin İbn Arabî hazretlerine borçluyum. O, tufanda boğulan münkirlere bile, Allah'ın hikmeti karşısında duydukları hasretten dolayı, kutsal bir ağırlık yüklüyor; onlara "hayret erbabı" adını koyuyor.
Şimdi şu eski koltuklarda oturuyorum ve gücümün yettiğince tefekkür ediyorum... Herkes geleceğe doğru hayal kurar; bense geçmişe doğru... Bir bahçeye yolculuk yapıyorum... Manolyalar, frenk üzümleri, yıldız çiçekleri, çimenler; tam bir cennet bahçesi... Bir zamanlar, yani çocukluğumda öyle bir bahçenin ortasındaydım; ama o nimetin o günlerde şükrünü eda edebilme hassasiyetine sahip değildim. Şimdiki halimle; aklım ve gönlümde o güzel bahçeye dönüyorum...