Ay Işığı

Bilim açıklar, akış ve felsefe düşündürür, din ise anlamlandırır. Dinin verdiği anlam, bilimin açıklamasını, aklın ve felsefenin düşüncesini göz ardı etmez. Zira bilim Rabbimizin kainata yerleştirdiği ayetlerin tefsiri; akıl ve düşünce de onun insana en büyük ihsanıdır. Aslında bütün ilahî dinler, ilahî kitaplar, bütün peygamberler insanlığı bu anlam krizinden çıkarmak için gönderilmiştir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ölümü anlamlandıramayan, kalbinde, ruhunda, vicdanında bir yere oturtamayan insan daima bir korku, kuşku, kaygı hissediyor, ruhunda sürekli bir azap duyuyor. Beden istediği kadar hazzın peşinden koşsun, ruh azap duymaya devam ediyor. Bu nedenle anlam krizi, anlamsızlık krizi, gayesizlik krizi insanın en büyük krizidir.
İnsanlık, vahyin rehberliğini reddederek ürettiği düşüncelerle, geliştirdiği felsefelerle üzerinde ittifak edebileceği bir gaye, ardından gidebileceği bir anlam bulamadı.
Nereden geliyor, nereye gidiyorum? Niçin var oldum? Yaratılış gayem nedir? Bu hayatta nasıl bir anlam ifade ediyorum? Hayatın manası, yaşamanın gayesi nedir? Bu soruların cevabını bulamayan bir insanın, anlam krizine düşmesi, mana buhranına girmesi, boşluğa kapılması kaçınılmazdır.
Hayat bir yoldur. Ömür bir yolculuktur. Yolculuk, zamansal ve mekansal mesafeleri kat etmekten ibaret değidir. Asıl yolculuk, kendi iç alemimize, gönül dünyamıza yaptığımız zihinsel, kalbi ve aklî yolculuklardır. Bedenin yolculuğuna aklın, kalbin, ruhun yolculuğu refakat etmezse büyük hayat yolculuğunda hiçbir mesafe kat edemeyiz.