Ay Işığı

Esma ile kol kola Esma ile arkadaş olmalı... Çiçekli miçekli tepelerde tek başına yürümemeli, MUSAVVİR'i yoldaş edinmeli... Geceleri gökyüzüne yalnız bakmamalı, yıldızlar uzaksa KAYYUM'u yakın bilmeli... Dallarda yakut küpeler gibi gülüşen kirazları REZZAK'sız toplamamalı, dutları RAUF'suz tatmamalı, KERİM'siz karpuz kesmemeli ve kavunu koklama alı... Bir kelebeğin kanatlarını LATÎF ile birlikte seyretmeli... Bir dağın doruklarına KEBÎR ile beraber çıkmalı... Sofralardan HAMÎD'siz kalkmamalı... Fakiriz biz, GANİYY'siz durmamalı... Fâniyiz, BÂKÎ'siz olmamalı... VEDUD' u sevmeden, kimseyi sevmemeli... Esma ile kol kola girmeli, esmadan ayrı düşmemeli...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ağaçlar bize ne söyler Musa aleyhisselam ve ailesi Medyen'den Mısır'a doğru yola çıktıklarında Tur Dağı'nın eteklerinde konakladılar. Geceydi, hava soğuktu. Derken dağın tepesinde, karanlığa delip geçen bir ışık göründü. Bu, bir ateş olabilirdi, "... Ailesine' Siz durun!' dedi.' Ben bir ateş gördüm. Belki size bir haber getiririm; yahut o ateşten bir kor getiririm de ısınırsınız. '" (Kasas Sûresi, 29) Ve ışığa doğru yürüdü. Dağa giden yol, Kutsal Tuva Vadisi' nden geçiyordu. Musa Nebî (as) oraya vardığında, o kutlu mekanda yer alan vadinin sağındaki ağaç tarafından nida olundu: " Ey Musa, Ben Âlemlerin Rabbi olan Allah'ım. "(Kasas Sûresi, 30) Ve Musa Nebî'ye (as) peygamberlik böyle verildi. Ne zaman çiçek açmış yahut meyveli bir ağaç görsem, Kutsal Tuva Vadisi' nin sağındaki o ağacı hatırlar ve Allah'ın büyüklüğünün gereği olarak, izzet ve azametine, dalları ışıl ışıl yanan bir ağacı sebep kılıp perde ederek, Peygamberine nida ettiği gibi, biz sıradan kullarına da - bir bakıma- türlü türlü ağaçların arkasından nida edip seslendiğini hayal ederim. Yeryüzünün bu bağ ve bahçelerinde gezip dolaşırken kiraz ağaçlarının, şeftali ağaçlarının, mis kokulu ıhlamur ağaçlarının, ballı incir ağaçlarının, tatlı dut ağaçlarının, hoş elma ağaçlarının, dalları yerde iğdelerin, serin gölgelikli salkım söğütlerin ve ulu çınarların "tarafından" çok değil azıcık dikkatle ve kalbinin kulakları ile dinleyiversen, aynı nidanın geldiğini işitirsin: "... Ben Âlemlerin Rabbi olan Allah'ım."
Mutsuzlar çabuk yorulur çünkü... İnsanı yorgunluk mutsuz etmez, mutsuzluk yorar...
Çukurun en dibinde Tepetaklak yuvarlandığınız bir çukurun içinde, tam da dibe vurmak üzereyken bir trambolibe denk gelirsiniz bazen! İşte o, Allah'ın kendi nefislerine yazık eden kullarına merhametinden başka bir şey değildir.
Kimsin sen? Eğer kim olduğun hakkında düşünmezsen bunu senin yerine başkaları yapar! Eğer kim olduğuna dair gerçekten sağlam bir cevabın yoksa, başkalarının eline tutuşturduğu cevaplarla yetinirsin!