Bir yerde anlaşılmadığınız zaman, daha da duygusallaşır ve insani olarak öfke tepkisi göstermeye başlarsınız. Karşınızdaki önyargılı insanlar ise, bu duygusallaşma halinizi sizi daha fazla hatalı görme aracı olarak kullanır. Aslında ortaya tuzak kurmuşlardır: Size kulak vermeyen onlardır, tepkinizi artırdığınızda ise sizi yargılayanlar da onlardır."
Eğer siz, kendi haklarınızı savunmaya yarayacak çeşitli bilgi kaynaklarına ulaşamazsanız; mesela tarihteki gibi 'avam-havas', 'elit-halk', 'yerli-göçmen' gibi ayrımlara maruz bırakılırsanız, yaşamınıza anlam katmanız için gereken bilgi ve kelime dağarcığına ulaşacak ortamlardan mahrum bırakılırsınız. Böylece diğer haklarınızı da savunma gücünden yoksun kalırsınız; zira artık bütünüyle silahsızsınızdır
Mesela, temel haklarını bilmeyen vatandaş, dava açmaktan çekinerek kişisel haklarını muhafaza edemez. Demokrasinin işleyişini bilmeyen toplum, seçilen liderin bu değerlerin altını nasıl oyduğunu görebilecek kavramsal yoksunluktan ötürü direniş gösteremez. Cinsel tacizin tam olarak nerede başladığını bilmeyen genç bir kız, el şakaları yapan kodaman amcanın cinsel istismarını isimlendiremez; temel hastalık terimlerini bilmeyen yaşlı kadın, doktora vücudundaki sağlık sorunlarıyla ilgili belirtileri gereği gibi ifade edemez. Ne bildiğiniz, neyi bilmenize izin verildiğiniz, neyi bilme imkânına sahip olduğunuz, sizin özgürlüğünüzün ayrılmaz parçasıdır."
Epistemik adaletsizlik neyin bilinmeye değer, neyin de önemsiz olduğu, ayrıca şeylerin kimler tarafından bilinebileceğine dair üstenci yaklaşımlar da içerir. Mesela, bazı coğrafyalarda yapılan bilimsel çalışmaların değersiz görülmesi, kadınların tamire ilişkin yorumlarının komik bulunması ya da erkeklerin çocuk yetiştirme konusundaki tavsiyelerinin değersiz görülmesi de buna