Kbrbn

Kbrbn
@Kbrasd
lisans
21 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Hiç bir şeye şaşırma, hakikatin de insanların da iki yüzü vardır.
Sayfa 63 - YKY·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Böylece korkaklığın günümüzdeki en hâkim şekli "karışmak istemedim" deyişinde gizlenir.
Sayfa 45
Psikoloji
10/10
·348 syf.··
2024 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2024 23:41
DSM'ye göre dissosiyasyon kişinin yaşadığı olay karşısında kendinden ayrışmasıdır. Peki bu tanıma göre bedeninin hiçbir alanı ile teması olmayan, zihin duvarlarını içine hapsolmuş bir insan dissosiyatif midir? Nedir insanı zihinden bedene taşıyan? Zihniniz çile (ip olan) yumağına dönmüşken kortekste sıkışıp kalan insanın eziyeti kime? Sorunlarını bilgiyle, okuyarak çözebileceğine inanan insanın 'kitapları yüklenmiş eşekten' (Kuran'62/5) ne farkı var? Bedeninde hissetmediğin bir erdemi sadece zihnin öyle söylüyor diye yaşamak gerçek bir erdem olabilir mi? Gerçeğin ipini bırakmayan, bedeni ne istiyorsa sorgusuz peşinden giden Zorba kendini zorlayan, kitapları yüklenmiş zihinden daha erdemli olabilir mi? Aylardır çalışıyorum zihin/beden bütünlüğü üzerine ama çok açık söyleyeyim Zorba tüm çalışmaların yüklemi oldu. Yıllar önce bir televizyon programında bir sunucu; "kişisel gelişim" diye bir saçmalık olamaz kişisel gelişim edebiyatın içindedir demişti. Hangi makale bu kitabın bende yarattığı bedenleşmeyi (embodiment) bana yaşatabilirdi? Ben söyleyeyim hiçbiri. Sevgili Dücane Cündioğlu hep söyler; yüzlerce kötü örneğini denemeksizin iyi insanı iyi kitabı iyi filmi bulamazsın. Okuduğum yüzlerce kötü örneğe minnettarım.
Edebiyat
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma
10/10
·140 syf.··
2015 14. kitabı
yalnız insanların başucu eseri. dostoyevski bu romanında insanların beyin kıvrımlarında neşter dolaştırıyor diyebiliriz. kulak verin dostoyevski'ye, o insanlık adına tüm gerçekleri söyleme cesaretini gösteriyor. insanlık...hani şu kibrinden geçilmeyen, hani şu her şeyi bildiğini sanan, hani şu sen, ben, bizler, hepimiz... kafası karışık bir adamın kendi iç savaşını, kendi ağzından, kendi gelgitleriyle müthiş bir şekilde akıcı tempoyla anlattığı bir roman, uyumsuz ruhumuzun sessiz çığlığı... ilk kısım 'yeraltı' ikinci kısım ise 'notlar' ilk kısımda insanoğlunun derin karakteristik ve psikolojik analizi yer almaktadır. dostoyevski, yaratıcı monologları . bıraktığı her soru işaretini başka bir soru işaretiyle çözmüştür. geçmişten beri süregelen deterministik ilişkiyi biz kitapseverlere kafa karıştırmadan tanımlamıştır. soru soruyu doğurmuş ve cevap da bir sonraki soru içersinde sessizce kaybolup gitmiştir. insanoğluna ait en büyük özellik olan nankörlüğü anlatmış. çok fazla bilmenin işe yaramadığını, gelişmişliğin en büyük tembellikleri doğuracağını acımasız bir şekilde göstermiştir. ikinci kısımda ise ilk bölümde yaptığı insanoğlu felsefesine örnek olacak nitelikte bir öyküye yer vermiştir. kahramanın anlık düşünce değişimlerini, olaylar karşısında gösterdiği dengesiz davranışlarını, gururunu korumak isterken sergilediği tutarsız karakter biçimlerini, çok bildiğini ve kimse gibi olmadığını düşündüğü halde ezikliğe boyun eğdiği geri dönüşü olmayan durumlarını ve buna benzer bir çok insani anları analiz etmiştir. hikayeyi ise vurucu ve acıklı bir şekilde bitirmiştir. ilk bölümde bahsettiği nankörlük duygusunun verdiği acıyı en içten derecede hissettirerek sonlandırmıştır. kitabı okuyan herkes böbürlenerek "resmen beni anlatıyor yav" geyiği yapmasın. zira bir yeraltı
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,4bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2019 3. kitabı
Yıllar önce okuduğum kitabı tekrar okumama sebep olan şey, içerisinde otobiyografik unsurlar da taşıdığını öğrenmem oldu. Sabahattin Ali'nin hayatına dair malumata sahip olanların bağlantıları kolaylıkla kuracağını düşünerek devam etmek istiyorum. Peyami Safa'nın küçükken geçirdiği hastalıktan ötürü vücudunun bir uzvunu kullanmaktan mahrum kaldığını çoğunuz biliyordur. Otobiyografik romanı olan "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu"nda da kendisini anlatmıştır. Peki bunları neden anlatıyorum? İçimizdeki Şeytan'da adı geçen İsmet Şerif Peyami Safa'nın ta kendisi de ondan. Nereden mi çıkarıyorum? İsmet Şerif karakterinin boynunda bir yara var ve yazdığı "Yara" isimli kitapta kendinden bahsetmiş. Ne tesadüf! Yine, Emin Kâmil karakterinin Necip Fazıl Kısakürek'ten başkası olmadığını görüyoruz. Sabahattin Ali, karakterin mistisizmle ilgilendiğini okura sunması ve bir dizesini NFK'nin şiirinden alıp birkaç yerini değiştirerek eleştirmesi ile kafamızdaki "acaba"yı da ortadan kaldırmış. Ömer... Kendi iradesinin dışında bir güç tarafından yönlendirildiğini söyleyen bu adam da Sabahattin Ali oluyor. Hüseyin Nihal ATSIZ'ın kim olduğuna gelirsek... Kimileri Nihat'ın kimileri de Ömer'in içindeki şeytanın Hüseyin Nihal ATSIZ olduğunu söylüyor. Nihal ATSIZ da Nihat karakterinin kendi olduğu iddiasında bulunmuştur. Bana göre de Nihat. Ömer ile olan dostluğu ve bu dostluğun olumsuz neticelenmesi beni bu kanıya götürüyor. Sabahattin Ali ve Hüseyin Nihal ATSIZ'ın bir zamanlar aynı safta olup da sonradan yollarının ayrılması bunu destekler nitelikte. Evet, Sabahattin Ali bir zamanlar ülkücüymüş. Almanya'ya gidip geldikten sonra fikirleri büsbütün değişmiş. Aziz Nesin ile çıkardığı dergiler malumunuz... Ali, bu dergilerde yazdıkları yazılar yüzünden birçok kez tutuklanmıştır. Dergi
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,8bin okunma