Kimsenin konuşmadığı bir dil gibiyim,
kimsenin inanmadığı bir deli,
yazarının bile okumadığı kitap,
hiç çalmayan bir şarkı,
hiç sorulmayan soru gibiyim,
kalabalıklar içinde varım,
ama yok gibiyim...
Önceden güzel güzel içinden gelir, sonra fitil fitil burnundan. Sonra kimseye demeden, kimseye değmeden, kimsenin olmadan, kimseden ummadan sıyrılıp gitmek istersin bu hayattan.
Ah! şu aciz benliğim:"Kimsenin kalbine yara olmadan göçüp gitse şu dünyadan."