"Andyciğim üşüdü mü? Ceketciğini giymek istemiyor mu yoksa? Tabii ki istiyor, bana söylemese bile ben istediğini biliyorum."
İnsanın midesini bulandırıyordu.
"Bunu neden yapıyorsun?" diye sordu bir keresinde Dario.
"Neyi?"
"Andy bir aptal değil. Neden onunla normal biriyle konuştuğun gibi konuşmuyorsun?"
"Çünkü Andy normal değil."
"Normal olmadığını kim söylüyor? Sen mi?"
"Hayır, o tekerlekli sandalyede oturuyor."
"Sandalyeyle ne ilgisi var? İki bacağımı kırsam geri zekalı mı olacağım yani?"
"Hayır, senin için durum pek değişmez. Sen sağlam bacaklarınla da öylesin zaten."
Düşünme Dario, düşünceler insanın kafasını ağırlaştırır, derdi babası her zaman. Ama Dario yağmur yağdığında rögar kapaklarında biriken yapraklar gibi aklına üşüşen düşüncelere engel olamıyordu. Bir gün düşünceleri altında ezilmekten, komşularının onu kaldırımda cansız halde yerde uzanırken bulmasından korkuyordu.