Serpil Türker

Serpil Türker
@Kediseven
Sev seni seveni yer ile yeksan ise sevme seni sevmeyeni misira sultan olsa....
öğrenci *-*
üst düzey
istanbul
ümraniye
108 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
İki mükemmel insan asla birlikte olamaz: Çünkü mükemmel kadın birinci seferde evet demez, mükemmel erkekse ikinci şansı vermez! Anton Çehov
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir aralar Posta Gazetesi'nin meşhur bir şiir kısmı vardı. Baya bir esprisi dönmüştü falan. (Hala var mı bilmiyorum, zira manşet sayfası boy boy bikinili kadın vb. dolu bir gazete pek ilgimi çekmiyor maalesef.) Burada "şayir" insanlarımız yazılarını paylaşırdı. (Kimsenin yazdığında değiliz, yanlış anlaşılma olmasın. Ama iki alakasız kelimeyi de alt alta koyan insan kafiye yaptım diyip boş "şiyir" yazınca geriliyorum.) Sonra 2010 ve sonrasında etkili olan bir site, "Tumblr" çıktı ortaya. Eline düzgün kitap almayan adamlar, orada söz yazmaya, 13 yaşının getirdiği "aşk acısını" anlatmaya falan başladı. Sonra bu sözler kitap oldu falan filan. (Yine kimsenin edebiyatında değiliz, isteyen tuvalet edebiyatı bile yapabilir. Herkes ihtiyacına göre sonuçta.) Neyse, bu malum grup; yağmura, battaniyeye, kahveye, olmayan aşk acıları ile yüzündeki sivilceleri kapıştırmayı vb. çok sever. Öneri 1: Böyle bir insan görürseniz kaçın. İlk söyleyeceği şeylerden biri "Ağğğğbi ya, Sabah Uykum okudum süperdiiii. Can Yücel kim yaaaaaaaa." falan oluyor. Bilerek zehirlenmeye gerek yok. Öneri 2: Böyle insanlara çok öneri sunmayın. Zira sizin önerilerinizi dikkate almayın "Huysuz Öküzcük: Tumblr Acılarım" kitabını okumaya devam edecektir. Öneri 3: Eğer kitap yazmayı düşünüyorsanız kitap isminde mutlaka "Kahve, Battaniye, Hüzün, Ponçik, Pandacık, Ayıcık" falan kullanın, anında çok satanlar listesine girecek ve bu listeden ömür boyu inmeyeceksiniz.
Şiir
İlgi ve Ötesi. Biraz da sosyal medya yürümeleri.
Site üzerindekilerin çoğu kişinin ilgi çekmek için takıldığını düşünüyorum. Genelleme yapmak hoş değil ama özellikle erkekler sanki kitaplara, filmlere dair bilgiler edinmeye değil de meslek lisesi önünde kız kesmeye gelmiş gibiler. Dışarıdan bakıyorsun hepsi beyefendi takılıyor, özelden whatsapp instagram istemeler falan. Hoş değil.
Aykırılığı popülerlik sanan pespayeler
İstanbul da duyduklarım kulaklarımı kanatıyor bazen gördüklerimden bir örnek vermek istedim.Ramazan ayında oruç tutmayanlar normalleşti artık ama saygısızlıkta ipin ucu baya kaçırıldı.Bir etkinlikte oruç olan insanların yanında bira içmek ve bunu insanların gözünün içine baka baka yapmak.Bu saygısızlıktan daha da öte bir durum.Bu tipler sonrada işte müslüman olanlar deistlere-ateistlere saygı göstermiyorlar diye tantana yapan ahmaklar.Tabi böyle bir yaklaşımda bulunduğunuzda her zaman vercekleri tepki “sanane lan herkes özgür”klasik köşeye atılmış hazır cevaplar serisi
Farkına Vardığım Gerçekler Acı Veriyor
Mutlu olmak için deli gibi uğraşıyorum. Pollyannacılık yapıyorum. Her şeye pozitif bak, nasıl bakarsan öyle görür ve öyle yaşarsın. Olmuyor. Haftalardır beni derinden etkileyebilecek olan olaylar yüzünden yıkılmamak için direniyorum; dalgaya alıyorum, gülüyorum. Kendimle savaşımda galip gelebiliyorken insanlara yeniliyorum. Çocukluk kahramanıyla aynı sofraya oturmaktan kaçacak duruma gelir mi bir insan, yediği yemekten midesi bulanır mı, yüzünü görmeye tahammül edemez hale gelebilir mi? Onun yüzünden insanlığa olan güvenimi bir kez daha kaybettim, oysa tam başarıyordum. İnsanlarla mutlu olmayı başarıyordum. Karşısına geçip "Senden utanıyorum!" diyemiyorum çünkü kocaman bir yalan olan hayatında tüm bunlara kılıf uyduracak biliyorum. Tüm bunları bile bile yüzüne bakabilir miyim? Ben daha iki gün önce yaşadığım olayın acısını yaşarken içimde buna nasıl katlanacağım?