Daha iyi bir yaşam için her gün yüzlerce insanın göç ettiği ama sonunda bir parça ekmek için onurundan, şerefinden hatta canından olduğu bu yağmalanmış şehrin, her gün yüzlerce taşıtın katılması ile tam bir keşmekeşe dönüşen o Allah’ın belası trafiğine daldım.
Aşk gerçekten kişiye özel bir duyguydu. Birbirine benzer gibi görünse de, her aşk biricikti. İşte tam da bu yüzden, bu kadar güçlü bir duygu, cinayet de içinde olmak üzere insana her türlü kötülüğü yaptırabilirdi.
Gözde, benim çocukluk aşkım Fikriye’ye benziyor. Belki benzemiyor da ben öyle hissediyorum. Önemli olan bu duyguyu korumak. Bunu hissettiğim sürece Gözde’ye aşık olmaya devam edeceğim.