Loş ve ıssız bu sokağa bakarak özlüyorum, hatırlamadığım çocukluğumu.
Sanki hiç bir yere ait değilmişim gibi, sanki hiçbir şey benim değil gibi ve hiçbir yer evim değil gibi...
Ben bile bilmiyorum neye özlem duyduğumu fakat bitmeyen bir özlem var içimde. Nerede yalnız bir çocuk görsem ben oradayım. Nerede yaşlılıktan tüm yüzü buruşuk biri görsem işte ben oradayım. Galiba tüm yaşantım nedenini bilmediğim bir hasretle geçmişi anarak geçecek. Bunca özlemin yanında ölüm beni her zaman korkutacak bir gerçek olacak. Hayatın gürültüsü,kaosu, savaşı bitmiyor ve bunlar bizi o kadar uzaklaştırıyor ki... Sevdiklerimizden ,hayallerimizden, doğadan en çok da kendimizden...
Sadece otursam şu kaldırıma, ışığın hemen yanında . Saatlerce baksam şu boş sokağa, düşünsem ama bu yorucu hayatı değil. Kendi zihnimi düşünüyüm kendi kalbimi dinleyeyim. Havanın esintisi işlesin tüm vücuduma. Ama umrumda olmasın bu sefer hastalanmak. Hiç bir şey, hiç kimse...
Herkesin sustuğu bu vakitte her yerin karardığı bu saatte saatlerce tek ben olayım o sokakta. Tüm insanlar kendi kabuğuna çekilmiş ya yarının planını yapıyorlar ya da dünün kritiğin kimisi de uyuyor ama bu anı yaşıyan bu anı düşünen kendine odaklanmış kimse yok . Diye düşünüyorum ben de bu balkondan sessizce şarkı dinleyerek.