İlk okuduğum ters köşeydi. Ters köşeyi yaşadığımda çoookkkkkk şaşırmıştım. Ters köşe olacağanı hiç ama hiç beklemiyordum. İlk ters köşem için bence harika bi kitaptı. Kkesinnlikklee herkese tavsiye ediyorum. Çok güzeldi BA-YIL-DIM.
Mehmet ali arabayı, kebapçının hemen önüne park etti. Herkes bir hışımla arabadan inmişti ki ortamda birden Komiser Atıf'ın gür sesi yankılandı.
'Yok artık!'
Ses, herkeste bomba etkisi yaratmıştı. Merak ve şaşkınlıkla komiserin baktığı yere baktılar.
Karşılarında oldukça görkemli bir restoran bulunuyordu. Onları dehşete düşüren ise kebapçının girişinde yazan ismiydi:
HAFIZA KOLEKSİYONCUSU
BURDA İSKENDER KEBAP
Şaşkınlığının işi atlatan Milas Ulukan oldu. Kendini tutamayıp gülmeye başladı şifre bilimci. Biraz sonra tüm ekip ona eşlik edecekti. Yemek ziyafeti için gelinen bu yerde herkes açlığını unutmuştu bile...
'Ee abi, böyle durumlarda rol yapmayı iyi bileceksin. Dedektifliğin temelinde var bu!'
Sonrasında konuyu değiştirmek için 'Ne zaman İskender kebap yiyeceğiz abi?' diyo sordu çocuk. 'Çok acıktım.'
Milas şaşırmıştı.
'Ne iskender kebabı?'
'Abi Bursa'dayız. Ayrıca sözün vardı, unuttun mu?'
Kurnazlık yapmaya çalışan Engin'e şifre bilimcinin cevabı gecikmedi:
'Ne sözü oğlum! Zaten süpriz yumurtadan çıkar gibi çıktın karşıma...'
Engin Ar bozulmuştu.
'Vay be abi, sen beni hakikaten sevmiyorsun! Şöhret seni çok değiştirdi!'
Milas sonunda kendini tutamayıp gülmeye başladı.
'Gel başımın tatlı belası, gel!'
Şifreli Dosyalar ekibinin rotası belli olmuştu. Karşılarına çıkacak ilk Bursa İskender kebapçısına oturmak ve karınlarını bir güzel doyurmaktı hedefleri...
Diğer işleri ise bir süre bekleyebilirdi.