Benim ne gidecek bir yazlık evim, ne de böyle bir yere gitmem için bir neden vardı. Aslında her yük arabası ya da fayton kiralayan efendi kılıklı biriyle birlikte gitmeye can atıyordum, ama hiçbiri, evet hiçbiri beni çağırmıyordu; sanki köşemde unutulmuştum, gerçekten de herkes için bir yabancıydım.
Gökyüzünün aydınlığına, yıldızların parlaklığına bakıp bakıp da, "Böyle bir göğün altında insan nasıl olur da öfke duyar, hırçınlaşabilir?" diye düşünürsünüz.
Allah'ım.
Bu mübarek gecede kalbimizde ne kadar yük varsa senin rahmetine bırakıyoruz.
Bizi bize ağır gelen dertlerden, içimizi daraltan düşüncelerden, geceleri uykumuzu bölen kaygılardan beraat ettir.
Ya Rabbi, bilerek ya da bilmeyerek kırdığımız kalpler varsa affet. Bizim de kalbimizi kıranlara karşı içimizde kin bırakma. Kalbimizi temizle, niyetimizi güzelleştir, yolumuzu aydınlat.
Allah'ım,
Beklediğimiz ama bir türlü gelmeyen hayırlar varsa, zamanı gelmişse kolaylaştır. Henüz zamanı değilse sabır ver. Bizi "neden olmadı"da değil, "hakkımda hayırlısı"nda sabit kıl.
Bu gece, dualarımızı göğe yükselt, Gözyaşlarımızı rahmetinle sil, kaderimize hayır yaz, şer sandıklarımızdan bizi koru.
Ya Rabbi, geçmişimizi affınla temizle, Bugünümüzü huzurunla doldur, Geleceğimizi nurunla kuşat.
Kalbimize sekinet, evlerimize bereket, Ömrümüze istikamet nasip eyle.
Bu geceyi bize berat gecesi eyle... Günahlarımızdan, dertlerimizden, korkularımızdan azat eyle.
Âmin... Amin... Âmin....
İyilik düşündüm, iyilik buldum. Kötülüğü büyütmemeyi seçtim. Kalbimi kinle değil, teslimiyetle doldurdum. Kötülük büyütenlere hidayet dilemeyi öğrendim... Her şeye rağmen iyi kalabilmeye çabaladım..
"İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir."
Bu gece ben de kalbimle bakıyorum. Gerçek olanı, sahte olandan ayırıyorum. Gülüme sahip çıkıyorum. Ama dikenine rağmen kalmak zorunda olmadığımı da öğreniyorum.