Necip gözlerini kapatınca denizi olmayan küçük şehirlerin damlarından geceyi izliyormuş gibi hissetti. Her yer denizdi ama hiçbir yer deniz falan değildi aslında.
"Türkçe bu işte," diye düşündü Necip. Ne kadar da esnek bir dildi. Adam uzun uzun konuşuyor, hiçbir şey anlatmıyordu. Aslında çok kısa konuşup çok sey anlatma imkanı da sunuyordu konuşanlarına Türkçe. Kaan bu fırsatlardan faydalanamıyor gibiydi.